APP Kuşağı Nedir?

Merhabalar,

Her gün telefonda saatlerinizi mi harcıyorsunuz?  Beş dakika Instagrama bakayım deyip zamanın nasıl geçtiğini anlamıyor musunuz? Yoksa telefonda sürekli uygulamalar arasında sörf yapıp duruyor musunuz? Ya da farklı içerikler üretip sosyal medyada mı paylaşıyorsun? Eğer cevaplarınız evet ise siz de App kuşağı bireyi olabilirsiniz. Peki, nedir bu App kuşağı gelin hep birlikte bakalım.

App kuşağı aplikasyon kelimesinden türemiştir. Aplikasyon ise mobil cihazlarımızda kullandığımız bizlere birden çok işlemi gerçekleştirme olanağı tanıyan yazılım programlarıdır. Günlük hayatta kullandığımız WhatsApp, Instagram, Youtube ve artık sayısı milyonlara ulaşmış birçok uygulama aplikasyona örnek verilebilir. Aplikasyonlar sayesinde videolar, fotoğraflar, yazılar paylaşabiliyoruz. Kendi videolarımızı oluşturabiliyoruz ya da kendi internet sitelerimizi oluşturabiliyoruz. İstediğimiz her an aplikasyonlara ulaşma imkânına sahibiz. Bu kadar imkân beraberinde bir takım farklılıklar da getirmiştir. Araştırmalara göre aplikasyonlarla bu kadar iç içe olan kişilerin dünyayı algılayış yapısının farklı olduğunu göstermiş. Hatta ileri seviyede aplikasyonlara bağlı kalmak nomofobi (telefondan uzak kalma korkusu)  gibi yeni kavramların ortaya çıkmasına sebep olmuştur.  Kullandığımız aplikasyonların bizim üzerimizde birçok etkisi olduğu araştırmalarla kanıtlanmıştır.

Aplikasyonlar

Bu etki iyi mi yoksa kötü mü iki örnek üzerinden bahsedeceğim.

 

Bir birey olsun ve ismine Barış diyelim. Barış günlük hayatında üye olduğu tüm aplikasyonları sürekli kullanıyor. Uyanır uyanmaz Instagram bildirimlerine, WhatsApp mesajlarına, Twitter gündemine bakıyor. Gününün büyük bir kısmını telefon başında geçiriyor. Kendi kimliğini teknolojiye bağlamış ve çevrimdışı hayatını en aza indirgemiştir. Toplumun onayladığı birey görünümünü sosyal medyada oluşturmaya çalışıyordur. İnsanlarla olan iletişimi çok zayıf hale gelmiştir. Barış anında erişebildiği bağlantıları ustalıkla kullanırken insanlarla olan bağlantısını en aza indirgemiştir.

İkinci bireyimizin ismine Alp diyelim. Alp de Barış gibi üye olduğu aplikasyonları sürekli olarak kullanıyor. Alp ise sosyal medyayı sanatla birleştirmiş ve bir şeyler üretmektedir. Toplumun onayladığı birey izlemini oluşturmak yerine kendine has kimliğini oluşturmuştur. Videolar yaparak insanları bilgilendiriyor ve videolar sayesinde insanlara farklı mesajlar vermektedir. Ve bunları yaparken çevrimdışı olan hayatını da ihmal etmez. İnsanlarla olan iletişimini her zaman üst seviyede tutmaktadır.

Mobil Cihaz

App kuşağına ait iki bireyden bahsettim, Barış ve Alp. Barış aplikasyonların kötü etkisi tarafındadır. Alp ise aplikasyonların iyi etkisi tarafındadır. Örnekler de gösteriyor ki aplikasyonların bizim üzerimizdeki etkisi iyi mi kötü mü olması bize bağlıdır. Dijitalleşen dünyada aplikasyonlardan uzak hayat pek mümkün değildir. Bu yüzden aplikasyonlarda aramızda bir denge kurmamız gerekir. Bu dengede insanlarla olan iletişimimiz de önemli bir noktada olması gerekir.

App kuşağı bireyi olarak günümüz dijital dünyasında bu dengeyi iyi kurmamız dileğiyle bir sonraki yazımda görüşmek üzere.