Endüstri mühendisliğine doğru giden yolun başında biri olarak mühendislik etiği nedir benim için ne ifade ediyor bugün bundan bahsedelim istedim. Açıkçası bu konu hakkında bir bilgim yoktu ve aklıma mühendislerin dürüst davranması doğru işler peşinde olması gibi şeyler gelmişti. Tabi birkaç araştırmayla bundan ibaret olmadığını gördüm.

Mühendislik etiği, mühendislerin kendilerine, işverenlere, işçilerine ve hizmet ettiği halka karşı sorumluluklarını içeren kurallardan oluşuyor. Mesela kendi yapmadığı bir proje için imza atmamalı, imza yetkisini kötüye kullanmamalı bir mühendis. ‘Mühendislik’ i yaptıklarıyla davranışlarıyla yükseltmeli. Topluma en iyi şekilde hizmet etmeli elinden gelenin en iyisini verebilmeli onlara. Hiçbir zaman mesleğe, insanlara saygısından ödün vermemeli, kendi çıkarlarını ön planda tutmamalı etik bir mühendis. En önemlisi de insan hayatını hiçe saymamalı. Örneğin inşaat mühendisinin yaptığı bir hata yüzlerce insanın ölümüne neden olabilir. Yani mühendislik etiği sadece mühendisleri değil insan hayatını ilgilendiren bir konudur.

Aslında mühendislik etiği dediğimiz şey insan olarak yapmamız gereken doğru davranışların mühendislik mesleğine uyarlanmış biçimi gibi duruyor.

Tabi bütün bu söylediklerim işin ‘bence’ si. Ben daha görüp geçirmedim pek. Ama derslerle stajlarla olsun bu işin içinde bulunan Büşra Yücel için mühendislik etiği ne imiş bakalım.

Takım arkadaşım Reyhan mühendislik etiği hakkındaki fikirlerini dile getirdi. Benim için işin içinde olan diye bahsetmiş Reyhan, Bu konuya değinmek istiyorum ben daha işin içine girememiş olabilirim. Bu yazıyı yazmamızdaki asıl amaç aslında Daha yolun başındaki bir mühendis adayının mühendislik etiği hakkındaki fikirleri ile Mühendislik eğitimi almış ve son senesine gelmiş bir mühendis adayının fikirleri arasındaki farkı sunmak bir farkı var mı onu görmekti. Umarım eğlenerek okursunuz.

Müjdat Gezen’in şiirine baktığımızda;

“ İlkelerin olacak.

Seni satın alamayacaklar.

Aptalların uydurduğu

atasözlerine inanmayacaksın:

“ Paranın satın alamayacağı şey yoktur.

Herkesin fiyatı vardır.

Gibi sözlere kanmayacaksın.

Onurunla

kimliğinle

ve beyninle

akıllı yaşayacaksın.

Üreteceksin

seveceksin

sevileceksin

inançlarının arkasında duracaksın

sevgilerin karşılıksız,

yardımların gizli olacak.

Seni attan, ottan ayıran özelliğin

farkına varacaksın.

Çünkü sen insansın.

Ve bunu yakaladığın gün

bembeyaz yaşayacaksın.

Müjdat GEZEN 

Müjdat gezenin yukarıdaki şiirde anlatmaya çalıştığı şey benim için etik kavramıdır. Mühendislik etiği dedikleri şey aslında insan olarak yapmamız gereken şeyler olarak düşünüyorum. İnsan olabilmeyi, insanca yaşayabilmemizi sağlayan kurallardır etik kuralları. Paranla insanların hayatlarını satın alabileceğini düşünüyorsan etik değilsindir. Size daha önceden okuduğum bir hikâyeyi anlatmak istiyorum. Detaylarıyla olmasa da özet halinde anlatacağım. Küçük mendil satıcısı bir kardeşimden mendil alırken abi çocuğun durumuna üzülüyor ve elindeki tüm mendilleri almak istediğini söylüyor. Çocuk bu duruma izin vermiyor. Bu duruma şaşıran abi meraklı bakışlarla çocuğu süzüyor. Çocuğun ağzında şu kelimeler dökülüyor. “Eğer ben size tüm mendillerimi satarsam siz beni tüm günümü satın almış olursunuz.” İnsanların zamanını satın almakta bir etik meselesidir.

Reyhanın yukarıda bahsettiği senin olmayan bir projeye imza atmak mühendislik etiğine uygun bir davranış değildir.  Buna güzel bir örnek vermek istiyorum. Hepimiz Derslerde ortak ödevler, ortak projeler yapmak zorunda kaldık. Bu gruplarda Şu tayfayı hep görürsünüz. Ödev yapım aşamasında sesini çıkarmayıp, ödeve dâhil olan tayfa. Çalışmayan grup arkadaşları. Çalışan tayfa emek harcarken arkadaşlarıyla kafede çay, sigara yapan tayfa ödev tesliminde göğsünü gere gere o ödeve ismini yazdırır. Bu durumdan en ufak bir utanç duymaz. Bu öğrencilerden ileride etik mühendisler beklemek tamamen hayal ürünü. Çocukluktan itibaren ailelerin bu konuya özen göstermeleri lazım diye düşünüyorum.

      Yazları bir iki ay çalıştığım yerdeki gıda mühendisini ziyarete gittiğimde şöyle bir şey söyledi. “ Duygusal yaklaşma hiçbir şeye” . Sektörde uzun zamandır duran biri bana bu lafları söylüyordu. Açıkçası pek doğru bulmuyordum bu tavrı. Yöneticin sana güvenip o parasını emanet etmiş ve sen daha çok para veren bir yeri bulduğunda hoop hadi bana eyvallah deyip gitmek etik bir şey miydi ???  Ben etik olmadığını düşünüyorum. Ben hep insanlıktan yana oldum. Benim mühendislik etiği bakış açımda insan kazanmak var para kazanmaktan öte. Mühendis olup iş hayatında da bu düşüncelerimin değişmemesi umuduyla sağlıcakla kalın…