Benjamin Franklin Etkisi Nedir?

Benjamin Franklin Etkisi Nedir?

Merhabalar,

 Hayatımızda her zaman bizi seven insanlarla karşılaşmayız. Ama bazı kişiler olur ki size karşı tavrını bir şekilde değiştirmek istersiniz. Bu sınıftan bir arkadaş ya da hoca da olabilir, iş yerinden bir arkadaşınız da. Varsayalım ki birisi sizden hoşlanmıyor ya da sizinle ilgili herhangi bir düşüncesi yok yani size karşı nötr ama onun düşüncelerini değiştirmek istiyorsunuz. Böyle bir koşulda size bir konuda yardım etmesini sağlayabilirseniz size karşı olumsuz tutumları değişebilir. Çünkü yardım eden bir kişide “sevmediğim kişiye yardım ettim, eğer sevmeseydim yardım etmezdim” algısı oluşur. Neden diyecek olursanız, yardım ettiği halde size ısınamayan birisi kendi içinde bilişsel çelişki yaşar. Bilişsel çelişki; kişilerin düşünce ve davranışları arasındaki uyumun kaybolması halidir. Kişi inancını kaybetmemek adına daha sonrasında ortaya çıkan durumları kabul etmeyebilir ve görmezden gelmek ister. Bu bir çeşit kendini koruma ve kandırma psikolojisidir. Kimse kendisiyle çelişmek istemez. Çünkü bu davranış kişide rahatsızlık duygusunu ortaya çıkarır. O yüzden size yardım ettiğinde olumsuz bir duygu besleyemez. Aynı olayı kendinizde de gözlemleyebilirsiniz, birisine yardım ettikten sonra benzer konularda da yardım etme eğiliminiz olur. Bu olayın tam tersi de mümkün değil mi? Tabi ki mümkün. Birine kötülük yapıldığında nefret duygusu açığa çıkar ve sonraki zamanlarda da giderek artış gösterebilir. Bu etki 18. yüzyılda yaşamış Amerikan devlet adamı, yazar olan Benjamin Franklin tarafından bulunduğu için de “Benjamin Franklin Etkisi” deniyor. Doların üzerinde görmüş olduğunuz kişi desem yabancı gelmez diye düşünüyorum. Franklin, bu etkiyi şu sözlerle tanımlamıştır:

Size bir iyilik yapmış birisi, sizin ona yapma zorunluluğunuzu yerine getirmenize kıyasla, yeniden yapmaya çok daha hazır olacaktır. ”

Örneğin önemli bir sınavınız var ve konuyu tam olarak anlayamadınız. Sınıfta da o derste başarılı birisi var ama bu kişi iletişiminiz olmayan biri. İşte ondan ders çalıştırmasını istemek zor bir adımdır çünkü sizde ya kabul etmezse düşüncesi hakim olur. Ama kabul ederse ikinizin de birbirinize karşı olan tavrınız olumlu hale dönecektir. Sonrasında da küçük de olsa konuşma durumları başlar ki bu da küçümsenmeyecek bir durumdur.

A person making a checklist in a notebook

Benjamin Franklin etkisi, satış ve pazarlama uzmanları tarafından da oldukça sık kullanılan bir yöntemdir. Markaların, ürünleri hakkında sizden istediği geri dönüşler sizin markaya olan bağınızın artmasına sebep oluyor. Geri dönüşlerle fikirlerinize önem verildiği size gösteriliyor ve sizin de bundan memnun kalmanız sağlanıyor.

A desaturated long-exposure shot of people crowding on stairs in a large public building

PEKİ BU ETKİDEN NASIL YARARLANABİLİRİZ?

Bu fenomen için elde edilen sonuçlardan faydalanarak birkaç ipucu verilebilir. Şimdi kısaca bunlardan bahsetmek istiyorum:

  • İlk olarak iyiliğin kapsamının iyiliğin kendisinden daha geniş olduğunu unutmamak gerekir. Çünkü bu konu sınırsızdır, belli çizgileri yoktur.
  • Yardım istemekten hiçbir zaman çekinmemeniz gerekir. Ya reddedilirsem korkusu hepimizin baş belası ama bunu aşmak da bizim elimizde. Biz o kişinin reddetme ihtimaline odaklanırız, ama karşımızdaki kişi o yardımın bedelini düşünür. Bu yüzden çoğu zaman da hayır demek güç olur.
  • Birinden yardım istediğinizde reddetme olasılığını önleme amacıyla karşılık verme ilkesinden yararlanabilirsiniz. O kişiden yardım istemeden önce ona küçük bir iyilik yapın, daha sonrasında yardım isteyin. Bu durumda o kişinin hayır deme ihtimalini azaltmış olursunuz. Çünkü siz yardım istediğinizde sizin ona yaptığınız şey aklına gelecek ve onu yapmaya kendini zorunlu hissedecektir. Tabi bunu uygularken yaptığınız hareketle yardım talebiniz arasında geçen süre kısa olmalı.
  • Aynı şekilde iyilik istedikten sonra o kişiye yapacağınız küçük bir karşılık da yardım isteğiniz için olumlu sonuçlara yol açar.

                                                

Bu bilgileri kullanmak benlik değil, bu kadar hesap yapan biri değilim diyorsanız yanlış düşünmüş olursunuz. Çünkü bilgiler iyi ya da kötü değildir, önemli olan bunları kullanma şeklimizdir. Kullanmasını bilirsek ve iyi yerlerde kullanırsak güzel sonuçlar elde ederiz.

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere. Hoşça kalın.