Bilimsel Araştırma Prensipleri Nelerdir?

Herkese merhaba,

Neden araştırma yaparız? Bir araştırma yaparken nelere dikkat edersiniz; konuyu neye göre belirlersiniz, çözüm yollarını hangi kriterlere göre belirlersiniz? Bir sorunu çözmek, mevcut verileri artırmak, bir gerçeği ortaya çıkarmak amacıyla bilimsel yöntemlerden yararlanılarak yapılan çalışmalar “araştırma” olarak tanımlanır. Her konu için her an bir araştırma yapılıyor. O zaman bir araştırmanın bilimsel nitelik kazanabilmesi için gerekli koşullar nelerdir? Bu aşamalara uyan bir araştırma direkt bilimsel sayılır mı yoksa araştırmanın ilkelerle bütünleşmesi mi gerekir? Bu sorulara bu yazıda yanıt bulabileceksiniz.

Yapılan araştırmaların bilimsel olabilmesi için belli ilkeler mevcuttur. Ve bu ilkeler bilimsel çalışmalar için ön kabul olarak geçer. İşte o ilkeler:

Kesinlik İlkesi: Kesin olmayan bir bilgi sizin için önem arz eder mi? Bilimsel bilgi de dahil olmak üzere bilgiye ulaşmak için kuşkucu ve eleştirel bir bakış açısı gerekir. Örneğin konu seçiminde bu bakış açıları büyük önem taşır.

Tarafsızlık İlkesi: Bir araştırma tarafsız bir bakış açısı ile yapılmalıdır. Öznel yargılardan arınmış olmalıdır. O yüzden tarafsızlık ilkesine önem verilmelidir. Bu ilkeye nesnellik ilkesi de denir. Bir fikri savunuyorsak araştırmasını doğru bir şekilde yaptıktan sonra o fikrin arkasında durmamız gerekir. Bir kitap okuduğunuzu varsayın. Belli bir düşünceyi taraflı bir şekilde yansıtmaya çalışmışsa ondan emin olmamız ya da inanmamız ne derece olurdu? Belki bir süre sonra okumayı bile bırakabilirdik değil mi?

Toplumsal Olayların Bütünlüğü ve Değişebilirliği İlkesi: Araştırmalar neden-sonuç ilişkisine göre bağlantılıdır. Aynı zamanda zaman ve mekana göre değişkenlik gösterebilir. O yüzden bu özellik göz ardı edilmemelidir. Bir makale okuduğunuzu düşünün. Bir konu var, nedeni belli ama sonrası kopuk bir biçimde devam etmiş. Anlaşılmasını bile zorlaştırır. Bu yüzden bütünlük kazandırmak gerekir. Aynı zamanda bugün var olan bir düşünce gelecekte çok farklı bir kimliğe bürünebilir yani değişkenlik gösterebilir. Çünkü hiçbir bilgi kesin değildir.

Somutluk İlkesi: Konular toplumsal olaylara, yer ve zamanlara göre değişiklik gösterebilir. Bu yüzden bir araştırma yaparken somut olaylar algılama açısından netlik kazandırır. Duygular soyuttur, bu da kimin ne düşündüğünü anlamamızı güçleştirir. Ama doğa olayları ile ilgili bir araştırma somuttur. Hangi olayın ne şekilde olduğu bellidir, nedenleri ve meydana getireceği sonuçlar gözle görülebilir bir niteliktedir. 

Nedensellik İlkesi: Yaşadığımız her şey gibi gözlemlenen her olayın da bir nedeni vardır. Şu an olan her şey geçmişteki birtakım olayların devamıdır. Bir olay meydana geldiğinde nedenini bulabiliriz değil mi? İşte bu olay araştırmalarda da geçerlidir. 

Konuların Sınırlandırılması İlkesi: Araştırılan konu belli sınırlar dahilinde araştırılmalıdır. Yani konunun özellikleri önceden doğru bir şekilde belirlenmeli sonrasında araştırma yapılmalıdır. Bu sayede kişi neyi araştıracağını belirlemiş olur. Duyduğunuz ama çok bilmediğiniz bir konu düşünün. O konuyu belli kısımlara ayırsanız, sizin için gerekli olan sınırları belirleyip anlamaya çalışırsanız daha kolay öğrenirsiniz değil mi? Çünkü karışıklık istenmeyen bir şeydir ve belirsizliği doğurarak öğrenme süresini istemeden de olsa uzatır.

Bir araştırma yaparken aynı zamanda bilimsel bir nitelik de taşısın istiyorsak bu tür durumlara dikkat etmekte fayda var. Çünkü araştırmalar sadece bir gruba değil, tüm topluluğa karşı yapılır.

Bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle.