Değer Mühendisliği

Merhabalar,

Değer mühendisliğini daha önce duymuş muydunuz? Eğer duyduysanız ne anlama geliyor biliyor musunuz? Bilmiyorsanız ve öğrenmek istiyorsanız bu yazım sizler için.

Önce değer kavramı ile başlayalım. Değer, bir iş ya da şeye denk gelen karşılık olarak tanımlanabilir. Formüle edecek olursak; performans/maliyet oranı şeklinde ölçülebilir. Formülü analiz etmek istersek değer kavramının değerini artırmak için birkaç seçenek sayabiliriz:

  • Performans değeri artarken maliyet oranı azaltılabilir.
  • Performans aynı miktarda kalacaksa maliyetin değeri düşürülmelidir.
  • Maliyet sabit kalacaksa performans artırılabilir.

Değer kavramını artırmak amacıyla da “Değer Mühendisliği(Value Engineering)” adı altında yeni bir kavram geliştirilmiştir. Değer mühendisliği; bir ürün, süreç, hizmet ya da sistem maliyetini iyileştirmek amacıyla kullanılan ve takım yaklaşımını yönetme, sistematik bir hale getirme, geliştirme fonksiyonudur. Yani var olan bir ürünü geliştirmek için kullanılabilir. Ya da yeni ürün süreçlerinde de yer alır. Yeni bir telefon mu üretmek istiyorsunuz? Değer mühendisliği tekniği sizin için vazgeçilmez bir süreç olur. Ama yine de bir soru var aklınızda değil mi: gerçekten hem kaliteli hem düşük maliyetli hem de yüksek performanslı bir ürün tasarlanabilir mi? Evet, değer mühendisliği ile bu üç kısıt bir arada sağlanabilir. Bu süreç içinde nelerin meydana gelebileceğini görebilirsiniz, mevcut sistemi iyileştirerek daha iyi hale getirebilirsiniz veya süreç içinde meydana gelebilecek riskleri azaltabilirsiniz. Amacı nedir diyecek olursanız; maliyet sabit kalırken performansı, memnuniyeti, faydayı ya da işlevi artırmaya yönelik yeni yöntemlerin geliştirilmesini sağlar. Böylece iş süreçlerinde de değer yaratır. Müşteri odaklıdır. Optimal verimliliği sağlamanın bir yoludur. Bu yüzden müşteriler tarafından ihtiyaç duyulan şeyleri gözden geçirir ve daha düşük maliyette yapılıp yapılamayacağının analizini yapar. Rekabetlerle dolu piyasada da etkin bir şekilde kullanılır ve aranır. Son yıllarda oldukça önem kazanan bir kavramdır.

Hangi alanlarda kullanılır?

Değer mühendisliğinin kullanıldığı sektörleri irdelemek çok uygun olmaz. Üretim yapan bir fabrikada da kullanılabilir inşaat sektöründe de. Çünkü belli bir amacı vardır; maliyet, performans ve kaliteyi daha iyi hale getirmek. Bu nedenle uygulanacak yer seçildikten sonra uygun çalışmalar ve yöntemler sonucu her yerde kullanılabilme potansiyeline sahiptir. Şirketlerdeki yöneticiler de bu üç değere önem verdiği için kullanmak isterler.

O zaman ayakkabı üretimi yapan bir şirkette üretim planlama departmanında görev yaptığınızı düşünün. Üretilen ayakkabılar kaliteli, ama sizin için biraz maliyetli. Bu maliyeti biraz düşürüp kârınızı artırmak istemez misiniz? Tabi ki istersiniz ki bu olması gereken karardır. Önce olabilecek yolları bulmaya çalıştınız araştırdınız. İşletmenize nasıl bir yol izleyerek iyileştirebilirsiniz tek tek incelediniz. Ve değer mühendisliği süreci ile karşılaştınız. Yöneticiniz ile konuştunuz ve o da bu süreci onaylamadığını söyledi. Maliyetlerini düşüremeyeceğini hatta daha fazla artırabileceğini söyledi. Ama siz bunun işletmeye iyi geleceği konusunda eminsiniz. Artık yapmanız gereken şey müşterilerinizin ne istediğini, ne tarz hizmet ya da ürünlerden hoşlandıklarını, nasıl bir tasarım yaparlarsa beğenebileceklerini değerlendirdiniz. Bu şekilde rakiplerinizden bir adım önde olabilmeyi sağlayabilirsiniz. Sonrasında yöneticinizi ikna edebilmek için ayrıntılı bir rapor hazırlayabilmelisiniz ki elinizde sağlam ve somut veriler olsun. Ancak bu sayede görüşünüzü kabul ettirebilme şansınız olur. Peki raporda neler yer alabilir? Değer mühendisliğinin;

  • Ürün sürecini hızlandırma özelliği,
  • Tasarımları daha iyi hale getirebildiği,
  • Pazar payında olumlu bir değişim yaratacak olması,
  • Üretim maliyetlerini nasıl azaltabileceği ve üretim  sürecinde oluşabilecek hataları nasıl azaltabileceği,
  • Takım çalışmasının olumlu özelliklerinden yararlanarak çalışanların katılımını sağlama özelliği

gibi konular yer alabilir. Tüm bu konuları gayet açık bir şekilde ve akılda hiçbir soru işareti kalmayacak biçimde raporladığınız zaman yöneticinizin reddetme olasılığı daha düşük olacaktır. Ne dersiniz, denemeye değmez mi?

Bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle.