Dijital Dünyaya Adım Adım İlerlemek

Herkese merhabalar,

Artık hayatımızı birden fazla zeka türü kapladı. Önce 1900’lü yıllarda IQ(intelligence quotient) biliniyordu, sonra EQ(emotional quotient)  yani duygusal zeka ortaya çıktı ve önem kazandı. Son olarak da DQ adı verilen dijital zeka şu anın gözde konuları arasında yer alıyor. Şimdi bu konuyu detaylarıyla inceleyelim.

Dijital zeka, dijital yaşam için gerekli bilgi, beceri ve yeteneklerin birleşimi olarak adlandırılır. Artık dijitalleşme hayatımızın her alanında yer almaya başladı. Ne tarafa dönsek dijitalleşmenin izlerini görüyoruz. Ve bu dijitalleşme, bize birtakım veriler sunarak hakkımızda bilgiler veriyor. Bu durumu işe alım konusuna uyarlayacak olursak bakılan şeyler neler olur peki? Saydığım bu zeka türlerini içerebilen karakterler işe alınıyor, işe alınmak için başvuran bazı kişilerin sosyal hesaplarına bakarak kişilik analizlerinde bulunurlar, düşünce tarzını anlamaya çalışırlar, işe uygunluğunu o şekilde tartarak dijital dünya üzerinden birtakım süreçler yaşanır. Artık öyle bir zamanda yaşıyoruz ki teknoloji herkesin gözdesi durumunda. Ve bu gelişmeler sadece iş dünyasını ya da yöneticileri değil 7 yaşında bir çocuğu bile kapsamış durumda. İşte bu nedenle dijital zeka da günümüzde yatırım yapılması gereken başlıca konular arasında kendine bir yer bulmuş durumda.

Çocuklar İçin Dijital Zeka

Dijital zeka, çocuklar için de uygulanabilen bir durum. Çocukların geleceğe yönelik araştırmalar ve çalışmaların başında özellikle dijital zekanın geldiği vurgulanıyor. Çocukların dijital dünyaya daha hızlı ve kolay adapte olabilmesi, teknolojiinin fayda ve yeniliklerinden yararlanması, siber risklere karşı daha bilinçli olabilmelerini sağlamak için dijital zeka kavramı geliştirilmiştir. Örneğin Dünya Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü(OECD), Dünya Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Birliği(IEEE) gibi kuruluşlar bu konuyla ilgili ortak bir çalışmaya kollarını sıvamışlardı.

Neden çocuklar da bu olaya dahil oluyor? Çevrenizdeki çocuklara hiç dikkatlice baktınız mı? Ne yapıyorlar? Ellerinde oyuncak mı var yoksa telefon, tablet mi? 4 yaşındaki bir çocuk bile artık telefonu nasıl kullanabileceğini, nereye girerek oyun oynayabileceğini biliyor. Günümüz şartları artık bu şekle evrildi mi diyorsunuz yoksa bu kadarı fazla mı? Artık karar size kalmış. 12 yaşındaki çocukların mobil cihazlara sahip olma olasılığı %70 olarak tespit edilmiş. Bu oran zaman geçtikçe daha da artacak. İşte bu durumda ailelerin kafasında şu soru işareti oluşuyor: Saatlerce mobil cihaza bağımlı yaşaya çocuğum kendini dijital dünyadan nasıl koruyacak? Çünkü dijital dünyada iyi ve öğretici şeyler yer aldığı gibi şiddet dolu, çocukları tehdit eden ve psikolojilerini etkileyen durumlar da mevcut. Dolandırıcılık, siber zorbalık, veri hırsızlığı ve daha birçok olayın olduğu ayrı bir dünya adeta. Yanlış haberlere itibar etme ihtimalleri oldukça fazla.

Peki Bu Durum Nasıl Önlenecek?

İşte burada devreye DQ yani dijital zeka giriyor. Çocuklara kazandırılması gereken becerileri göz önünde bulundurarak onlara daha sağlıklı bir ortam yaratıyor. Dijital dünyadaki zaman kaybını gidererek bu durumu üretim yaparak, teknolojiyi daha iyi durumlar ile hayatımıza sokmayı amaçlıyor. Şimdi dijital zekanın bazı kavramlarına geçerek bu durumu göz önüne sermek istiyorum.

Dijital Kimlik: Kişinin kendi dijital kimliğini ve itibarını yönetebilmesi olarak tanımlanır. Örneğin pasaport, elektronik sürücü belgesi bu konu başlığı için en güzel örneklerin başında gelir.

Dijital Kullanım: Bireyin dijital araçlar ve sosyal medyayı kullanma yeteneğidir. Örneğin Instagram’da bir kişiliğiniz var. Peki bu kişiliğiniz gerçek hayattaki kişiliğinizle aynı mı yoksa arasında farklar mı var? Dijital kullanım bu iki kişilik arasındaki dengenin sağlanabilmesini anlatan bir kavram olarak karşımıza çıkıyor.

Dijital İletişim: Dijital teknoloji üzerinden başkalarıyla olan iletişiminizi kapsar.

Dijital Güvenlik: Sahtekarlık, siber tehdit gibi durumları algılayan ve bunlara karşı verileri koruyan güvenlik yeteneğidir. Bu şekilde siber tehditleri bilebilir, bunlardan kurtulma yollarını bulabilirsiniz. Yani verilerinizi korumak için geliştirilmiştir.

Gördüğünüz üzere bu kavramların amacı temel insani değerleri ön plana çıkararak dijital zekayı yaygınlaştırmaktır. Bu sayede teknolojiye muhtaç bir nesil değil onu istediği gibi ve amacına uygun bir şekilde kullanabilen bir nesil yaratmak hedefleniyor. Bakalım istenilen sonuç sağlanabilecek mi, ilerideki günlerde hep beraber göreceğiz.

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.