Erasmus Sınavına Nasıl Çalışılır? – 2

Merhaba,

Erasmus sınavına nasıl çalışmalıyız başlıklı konumun ikinci yazısı ile beraberiz. İlk yazımda Reading, Vocabulary ve Grammar’dan bahsetmiştik. Bu yazımda Listening, Writing ve Speaking bölümlerine nasıl çalışmamız ve sınav sırasında nelere dikkat etmemiz gerektiğinden bahsedeceğiz.

4-Listening Bölümü

Listening yani dinleme bölümü en zorlanılan bölümlerden biridir. Önünüzde sorular ya da boşluk doldurmalar olur ve size bir ses kaydı dinletirler. Bu ses kaydında ya tek kişi konuşur bir olaydan veya birinden bahseder ya da diyalog halindedir birden fazla kişi konuşur. Genellikle ses kaydını dinlemeden önce size belli bir süre verilir ve soruları incelemeniz istenir. Çünkü sesin ne hakkında olduğuna dair fikir verir. Bu kısım önemli o yüzden verilen sürede dikkatli bir şekilde soruları incelemelisiniz ve ne istediğini kavramalısınız ki sesi dinlerken istediğiniz cevabı hemen yakalayabilesiniz.

Soruları incelerken bazı anahtar kelimeler seçebilirsiniz, bu sayede sesi dinlerken o kelime duyduğunuz anda cevabı yakalama şansınız artacaktır. Ama bunu yaparken tamamen o kelimeye odaklanmayın bu sefer o kelimeyi bekliyorum derken asıl konuşmayı kaçırabilirsiniz.

Listening’de gelişmek için mümkün olduğunca yabancı film, belgesel ve özellikle çizgi film izlemek, yabancı müzik dinlemek oldukça yararlı olacaktır. Ayrıca British English uygulamasının 6 Minute English başlığındaki 6 dakikalık podcastlerini dinlemeyi alışkanlık haline getirmek sizi hem listening’de hemde genel kültür anlamında geliştirecektir. Mutlaka tavsiye ederim.

5-Writing Bölümü

Bu bölüm en korkulan bölümlerden biridir. Normal şartlarda kendi dilimizde bile kompozisyon yazmak zor gelirken birde bunu İngilizce yazmak haliyle kimseye çekici gelmez. Ama gözümüzde çok büyüttüğümüzü söylemek zorundayım. Birkaç püf noktayı bildiğimiz zaman ve birkaç pratik yaparak essay yazmanın aslında hiç zor olmadığını anlayacağız.

Öncelikle sınavda belli bir konu verilir ve onun hakkında giriş, gelişme, sonuç şeklinde en az 3 paragraflık bir essay yazılması istenir. Örneğin konumuz internetin avantajları ve dezavantajları olsun.

Giriş dediğimiz kısım konuya direk dalmamamız ve kısa bir ön bilgi vermemiz gereken kısımdır. Burada internetin tanıtımından, son dönemlerde kullanımının arttığından falan bahsedebiliriz.

Gelişme kısmında bahsedilen konunun detaylarına girer ve asıl anlatılmak isteneni anlatırız. Gelişme kısmı paragraf olarak çoğaltılabilir. İnternetin avantajları şu şekildedir. Diyerek en az 2 avantaj yazmalıyız. Daha sonra başka bir paragrafa geçip dezavantajlarından bahsedebiliriz.

Sonuç bölümünde olayı bir sonuca bağlarız ve bir özet çıkarırız. İnternetin avantajları dezavantajlarına göre daha fazladır bu yüzden kullanımı gittikçe artıyor ve devam edecek vb. diyerek bitirmiş oluruz.

Dikkat etmemiz gereken bazı noktalar var;

Örneğin bir şey sıralarken firstly, secondly, first of all, the following one is vb. gibi birleştirici kelimeleri kullanmak essay’imizi bir hayli güzelleştirecektir. Aynı şekilde bir şey eklerken in addition, furthermore, beside gibi kelimeleri kullanmalıyız.

Avantajlarından bahsettik ve dezavantajlarına geçtik yani zıt bir şeyden bahsedeceğiz. O zaman however birçok dezavantajı da bulunmaktadır tarzında cümlelerle paragrafa başlamak gerekmektedir.

En son paragrafın başına In conclusion, in summary gibi kelimeler ekleyebiliriz.

6-Speaking Bölümü

En zor ve en çekindiğimiz kısım çoğunluk için tartışmasız burası olmalı. Speaking’de iyi olabilmek için pratik kaçınılmazdır. Yapmak zorundayız. Kendimize metin okuyarak, filmlerde öğrendiğimiz günlük konuşma kalıplarını cümle içinde kullanarak pratik yapabiliriz. İlla yanınızda sizinle konuşacak birisi olmasına gerek yok. İngilizce konuşurken ses kaydı yapabilirsiniz.

Speaking sınavlarında önce kendini tanıtmanı isterler kısaca. Sonra sana gösterecekleri resimden önce genel bir soru sorarlar ve düşüncelerinizi sorarlar. Baş ağrısı Türkiyede yaygın mı sence? Ailende var mı? İnsanların en çok neden başı ağrır vb. Daha sonra bir resim gösterirler ve o resimde ne gördüğünden ve orada ne olduğundan bahsetmeni isterler. Örneğin resimde bir adam var ve başını tutmuş. Üzgün görünüyor.

Önce resimde ne gördüğünüzden bahsedin. Bir adam var ve başını tutmuş. Daha sonra tahminlerinizi, hissettiklerinizi söyleyin. Üzgün görünüyor ve başı ağrıyor gibi. Belki migreni vardır ya da üzücü bir haber almıştır. Belki sevgilisi terketmiştir Vb.  gibi yorumları sıralayın.

Konuşurken yapılan en büyük hatalardan birisi grammar kuralına uydurmaya çalışmaktır. Emin olun akıcılık Grammar a göre konuşmaktan çok daha önemli. Bu yüzden dil bilgisi hatası fark ettiğiniz anda cümlenin başına geri dönmeye çalışmayın. Bırakın öyle devam etsin. Fikirlerinizi ne kadar açığa çıkarabilirseniz o kadar dikkat çekersiniz.

Yazım burada bitti. Fikir, görüş ve sorulanız için bbodur@industryolog.com ‘a mutlaka maillerinizi bekliyorum.