Eşitlik Mi Adalet Mi?

Merhabalar,

Eşitlik ve adalet.. Bu iki kavramı karşılaştırmaya ne dersiniz? Genelde bu iki kavram birbiriyle karıştırılıyor. Örneğin patronunuz herkese farklı bir tavır sergiliyorsa “eşit davranmalı” mı yoksa “adaletli olsun” mu dersiniz? Biraz uç bir örnek olacak ama bazen diyoruz ya; “herkes eşit olsaydı keşke” diye. Eşitlik kavramına göre eşit olsaydık herkes aynı yaşta, aynı durumda, aynı özelliklerde ve koşullarda olmalıydı. Peki her adalet eşitliktir denilebilir mi sizce? O halde tek tek açıklayarak gidersem daha iyi olur.

Adalet, düzen, denge anlamında kullanılır. Her şeyin yerine ve durumuna uygun olarak değerlendirilmesi ve bir yargıya varılması da adaletli olmak demektir. Eşitlik ise, birden fazla şeyin birbirine benzemesi, aynı olması halidir. Aynı zamanda yasalar karşısında insanlar arasında bir ayrım gözetmeden, herkese aynı hakların verilmesidir. Eşitlik, yönetim aşamasında kişilere verilen hakları da kapsadığından herkese eşit hakların verildiğini yani özel ayrıcalıkların olmadığını anlatır. Örneğin eğitim sisteminde herkes eşittir ama herkese burs verilmez. O zaman nasıl oluyor da bu iki kelime birbiriyle karıştırılabiliyor? Sınava girdiniz diyelim. Hoca herkese eşit davranacağını söylüyor. O zaman yapması gereken hareket herkese aynı notu vermektir. Ama adaletli davranacağından bahsediyorsa, her bir bireye hak ettiği notu yani yaptığı kadarını vermelidir. İkiz kardeşleri düşünelim mesela, görünüşleri tıpatıp aynı deriz. Ama davranışları aynı olmayabilir. Hangisine ne şekilde davranmamız gerekir o halde; eşit mi adaletli mi?

O zaman gelelim toplumsal eşitlik durumuna. Toplumsal eşitlik; belli bir toplum ya da grup içerisindeki bireylerin belirlenmiş açılardan aynı statüye sahip olmalarıdır. Bu durumlar toplumsal haklar da olabilir hizmetler de, yani bunlara eşit bir düzeyde erişmeyi sağlar. Örneğin seçme ve seçilme hakkı belli koşullara uyan her bireye verilmiş bir haktır. Bu da toplumsal yönden bir eşitlik anlamına gelir. Ya da okula gitme durumu. Her çocuk okula gidebilme hakkına sahiptir ama bazı yerler vardır ki bu hakkı çocuğun elinden alır. İşte o zaman eşitlik bozulmuş olur. 

Mesela kendinizi düşünün. Her arkadaşınıza olan tavrınız aynı mı? Hepsine eşit davranıyorum ben diyebilir misiniz? Bu sorulara evet demek çok zor. Çünkü o tür konularda duygular da devreye girer, sosyal ve kültürel çevre de. Şu anki halinizle bir saat sonraki ruh haliniz bile aynı olmazken böyle bir şeyi de beklemek olmaz değil mi? Eşitlikten beklentimiz ütopik bir hale gelmemelidir. Başta bir soru sormuştum: “Peki her adalet eşitliktir denilebilir mi sizce?” diye. Düşünürseniz aslında böyle bir şeyin mümkün olduğu söylenebilir. İnsanlara karşı adaletli olmaya çalışırsanız bunu siz de fark edebilirsiniz. Çünkü adaletli olmak için kim neyi hak ediyorsa onu sağlamak gerekir. Eşitlikte ise durum görüldüğü üzere böyle değildir. Kim neyi hak ederse etsin herkese eşit hak sağlanır. Tıpkı aynı maaşı alan ama aynı çalışma kapasitesini göstermeyen çalışanlar gibi. Bir çalışan diğerlerinden daha çok çalışıyor olsun, olması gereken onu ödüllendirip diğerlerinden biraz daha fazla maaş almasıdır mı diyorsunuz? Peki ya bu dediğiniz yapılmıyorsa yani o çalışan da diğerleri ile aynı kefeye konup hepsine aynı ücret veriliyorsa burada adaletten değil de eşitlikten söz etmiş oluruz değil mi? Ya o işçinin bir süre sonra çalışma istediği kırılırsa, herkesle aynı ücreti alıyorsam ben niye kendimi yoruluyorum diye düşünüp çalışma zamanını azaltırsa, diğerlerine benzerse kurum nasıl bir hal alır? Hak edene hak ettiğini vermek bu yüzden önemli hale gelir. 

Eşitlik her zaman mümkün olamaz ama adaleti sağlamak daha kolay olabilir.