Gerçeklerle Yüzleşmek

Merhabalar,

Öyle anlar olur ki gerçekleri duymak ya da görmek istemeyiz. Bir yalana inanmak ya da doğruyu hiç bilmemek daha kolay gelir. Yapılan bu hareket de bir çeşit kendini kandırma durumu değil midir?

Gerçek; insan bilincinden bağımsız, somut ve nesnel olarak var olan ve algılanan her şey olarak tanımlanır. Bazen gerçeğin peşinde koşarız, ne olursa olsun onu öğrenmek isteriz. Bazen de gerçeği duymaktan kaçınırız, nedeni rahatımızı bozmak istemeyişimizden de olur başka bir sebepten de. Ama gerçeklerden kaçarak kendimizi bir çıkmaza sürükleriz, çözümünü o an bulacakken erteleyerek gözümüzde büyütürüz ve imkansız gibi görmemize neden olur. Bu nedenle yüzleşmek her açıdan daha iyi olmamıza yardımcı olur. Hiçbir zorluk bir anda çözülemez. Çözmek için önce göze almak gerekir, sonrası kararlılıkla birleşerek insanı bir noktaya götürür. Zorluklara ne kadar direnirsek ve aşmaya çalışırsak o kadar güçlü oluruz, kendi ayaklarımızın üzerinde durmak için bir nedenimiz olur ve kendimizi daha yakından tanıma fırsatını elde etmiş oluruz. Çünkü bu sayede kendimizde normal zamanda keşfedemediğimiz özelliklerimizi görebiliriz, sonraki zamanlarda karşımıza çıkabilecek durumlara tedbirli ve güçlü yaklaşarak olaya öncekine göre daha olumlu yaklaşırız.

 

İnsanlar güçsüz olmamak için ya da çevrelerindeki insanlara karşı güçsüz ya da çaresiz görünmemek için gerçekleri kendine bile itiraf edemiyor. Peki bu durumun ne zararı olabilir? Çaresiz olunan anlarda mantıklı düşünemeyebiliyor ve yanlış yerlere sürüklenebiliyor. Ve insanın içini yavaş yavaş, fark ettirmeden daraltmaya başlıyor. Biriken bütün olaylar bir anda patlak veriyor ve insan bir anda boşluğa düştüğünü hissediyor. Oysaki yaptığı hatadan dolayı bir müddet biriken olaylar onu bu hale getirdi ve o buna dikkat etmek bile istemedi. Çözmek içinse artık çok geç olduğunu, artık bir şey yapamayacağını düşünüyor ki bu da yanlış üstüne yeni bir yanlışı ekliyor. Bunu yaparak büyük bir enkazın altında ezilmeye mahkum kalıyor. Durum böyle olunca kendilerini kurtarması için birilerini bekliyorlar. Dışarıdan bir yardım eli olmadan yapamayacaklarını, kendilerinde o gücün olmadığını düşünüyorlar.

Bu yüzden bazen hayal dünyasından çıkıp kendilerini ve gerçeği anlamaya çalışmaları gerekir. O kişiye yardım edecek en iyi kişi kendisidir. Bunu yapabildikten sonra her şey daha kolay olur, olaylar daha çözülebilir hale gelir. Güçlü değilim deyip bırakmamak gerekir çünkü güçlülük bile kişiden kişiye ve olaydan olaya değişir. Ben hep güçlüyüm diyen biri bile öyle bir şey yaşar ki hayatı bir anda tepetaklak olur, ne yapacağını bilemez. Ama eğer gerçekten dediği kadar güçlüyse bir yol bulabilir.

Belki de hayat kolay ama biz onu zorlaştırıyoruz. Çünkü her zaman bir yol vardır. Bir şey olmadığı zaman diğer alternatifleri de değerlendirmemiz gerekir ki tam anlamıyla denedim diyebilelim. Ne olursa olsun gerçeği ve kendinizi bulabileceğiniz günlere. Hoşça kalın.