Merhabalar,

“Zaman yaratma kaygısından kurtulup, düşüncelerimi ve paylaşmak istediklerimi yazıya dökmeye karar verdim.”

Bugün sizlere özellikle kadınların iş yerinde maruz kaldıkları ayrımcılığı anlatan Glass Ceiling yani Türkçe karşılığıyla Cam Tavan benzetmesinden bahsedeceğim. Ayrıca cam tavan benzetmesi hakkında birtakım örnekler vereceğim ve pireler üzerinde yapılmış olan cam tavan etkisi deneyine de değinip öğrenilmiş çaresizliğin biz insanlarda nasıl oluştuğunu anlatmaya çalışacağım. Şimdiden keyifle okumanızı temenni ediyorum.

Cam Tavan Kavramı Nedir?

Cam tavan, bir kişinin hiyerarşik yükselişinin önündeki bir engeldir. Bu engel çoğunlukla cinsiyet ya da ırk gibi ayrımcılık sembollerinden kaynaklıdır. Bu yüzden,  Cam Tavan benzetmesi, özellikle kadınların iş yerlerinde maruz kaldıkları ayrımcılık sebebiyle, iş yerinde yükselmelerinin engellenmesini anlatmak için kullanılan bir benzetmedir. Bununla birlikte cam tavan benzetmesinde aynı işi yapmasına rağmen daha az ücret alan kadınlar da kastedilmektedir.

Bu benzetmenin ne kadar doğru olup olmadığı konusuna gelecek olursak, bu görünmez bariyerler sebebiyle kadınlar işlerini çok iyi yapsalar bile iş yükselmeye veya daha fazla ücret almaya geldiğinde hep arka planda olacaklardır. Bu durum bize kadın yönetici sayısının az olduğunu gösterir. Bununla ilgili olarak Amerika’da yapılan araştırmalarda, 1000 şirket incelenmiş ve bunlardan sadece ikisinde yöneticinin kadın olduğu saptanmıştır.

Yapılan bir diğer çalışmada ise 3500 kişilik çalışana nasıl bir patron istersiniz sorusu yöneltilmiş ve çıkan sonuç da kadın patron istenildiği ortaya çıkmıştır. Bunun nedeni sorulduğundaysa kadınların erkeklere oranla bir iş için daha fazla çaba sarf ettiklerini, dikkatli olduklarını, çalışanlarına gerekli eğitimi iyi verdiklerini, değişimlere rahat ayak uydurabildiklerini, yeni fikirlere açık olduklarını ve yaratıcılıkları sayesinde iş hayatında başarılı olacaklarını, problem çözme yeteneklerinin aşırı gelişmiş olduğunu söylemişlerdir. Buna rağmen iş hayatında kadınlara yönelik yapılan bu ayrımcılığı hala daha anlamış değilim doğrusu.

Peki Cam Tavan Nasıl Ortaya Çıkmıştır?

Cam tavan benzetmesi ilk kez 1978 yılında Marilyn Loden tarafından bir konferansta kullanılmıştır. Terimin popülerliğinin artmasıyla birlikte, 1991 yılında Amerika’da konuya ilişkin bir araştırma komisyonu bile kurulmuştur. Kurulan bu komisyon, yaptığı incelemeler sonucunda, kadınların iş yerlerinde ayrımcılığa uğramasını önlemek üzere toplam 12 maddeden oluşan bir öneri listesi yayınlamıştır. Günümüzde ise her ne kadar 2012-2014 yılları arasındaki bilgileri kapsayan Fortune dergisinin listesine göre kadın CEO sayısı artmış olsa da dünya genelinin 1995 ile 2015 yılları arasındaki dönemi incelendiğinde kadınların iş gücüne katılım oranı %52,4’ten %49,6’ya gerilemiştir. Bu durum cam tavan problemi konusunda aslında pek de ilerleme kaydedilmediğini göstermektedir.

Cam Tavan Etkisi Deneyi

Bilim adamları pirelerin farklı yükseklikte zıplayabildiklerini fark etmişlerdir. Birkaçını toplayıp 30 santimetrelik bir cam fanusun içine koymuşlar ve metal zemini ısıtmışlar. Sıcaktan rahatsız olan pireler uçarak kaçmaya çalışmışlar ama başlarını tavana çarpıp yere düşmüşler. Tabi zemin sıcak olduğu için tekrar zıplayıp başlarını yine cama vurmuşlar. Pireler camın ne olduğunu bilmediklerinden kendilerini neyin engellediğini anlamakta zorluk çekerler. Defalarca kafalarını vuran pireler sonunda o zeminde 30 santimetreden fazla zıplamamayı öğrenirler.

Tüm pireler 30 santimetreden yükseğe zıplamamayı öğrendikten sonra ikinci deneye geçilir ve  tavandaki cam kaldırılır, zemin tekrar ısıtılır. Tüm pireler eşit yükseklikte, 30 santimetre zıplarlar.

Üzerlerinde cam engeli olmamasına rağmen 30 santimetreden yukarı zıplamazlar çünkü buna cesaret edemezler. Kafalarını vura vura öğrendikleri bu sınırlayıcı hayat dersine sadık halde yaşarlar.

Yukarıda bahsettiğim deneyin sonucu aslında öğrenilmiş çaresizliktir. Bu duruma insanlardan örnek verecek olursam şunları söyleyebilirim. Mesela çalıştığımız şirkette bizden üst kademede çalışan kişiler vardır fakat biz o pozisyonu onlardan daha çok hak ediyoruzdur. Daha uzun saatler de çalışıp, daha verimli işler yapıp, ekstra çabalar gösteriyoruzdur fakat onlar önümüze her seferinde başka bir engel koyarlar ve bizim yükselmemiz zorlaşır, başaramayız. Bir süre sonra artık biz de bir üst kademeye çıkamayacağımızı anlayıp yeteri kadar çalışmayı öğreniriz ve ekstra çabalar göstermeyiz.

Bahsettiğim örnekle yazımın sonuna gelmiş bulunmaktayım. Son olarak bu cam tavanın tekrardan iyi bir benzetim olmadığı kanaatindeyim. Umarım şirketler bu yolu izlemekten vazgeçerler ve cinsiyet ayrımı gözetmeden herkese hak ettiği pozisyonu verirler.

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere. Esen kalın…