Hayatımızdaki Önemli Özlerden: Öz denetim

“Kendisiyle mücadele eden insan en değerli insandır.” Benim mücadelem bazen okuyarak bazen yazarak olacak…

Herkese yeniden merhaba,

Bizi biz yapan, sosyal ilişkilerimizi ve iletişimimizi yönlendiren, yaşam tarzımızı ve karakterimizi oluşturan üç önemli öz vardır. Bu özler; öz güven, öz saygı ve öz denetimdir. Bu yazımda öz denetimden bahsedeceğim.

Öz denetim aslında hepimizin tanıdığı “irade” kelimesidir. Öz denetim için kafamızda bir tanım oluşturabiliriz. Öz; bendir, benliktir. Denetim ise denetlemek, kontrol etmektir. Toparlayacak olursak öz denetim yani irade, kişinin kontrol ve hakimiyet gücüdür.

“İradeli ol!” , “davranışlarına hakim ol!” cümlelerini birine kullanmışızdır veya duymuşuzdur. Peki, iradeli olmak ne demektir?

Akıl irade ile birlikte çalışmaktadır. Akıl ile düşünürüz ve irade süzgecinden sonra harekete geçeriz. Yani dürtülerimizi kontrol etmekten ve doyumu ertelemekten bahsetmekteyiz. İnsan olarak istek ve arzularımız vardır. Yani sevdiğimiz şeyleri isteriz ve sevmediklerimizden kaçınırız. Bu istekler hayatta kalmamız için zorunlu olan (su içme isteği) veya kısa süreli, sahip olduğumuzda hoşnut olacağımız şeyler olabilmektedir. İsteklerimizin “cezbedici” olabilmesi için kişisel düşüncelerimizle veya uzun dönem hedeflerimizle çelişmesi gerekir.

Diyette olan birinin şekerleme yeme isteği buna bir örnektir. Şekerleme yemek burada kısa süreli bir hedeftir. Uzun dönemde hedefi kilo vermek olan kişi bu noktada iradeli olabilmeli yani kendisini kontrol edebilmelidir.

İrade, uzun süreli hedeflere odaklanmak ve kısa süreli bizi cezbeden şeylerden kaçınmaktır.

İrade konusunda yapılmış olan birçok önemli deney vardır. Hem popüler hem geçerliliği uzun soluklu olan marshmallow deneyi çok önemlidir.

Bu deneyde, çocukların önüne birer marshmallow konmuş ve 15 dakika bunları yemedikleri takdirde marshmallow sayısını 2 yapacaklarını söylemişlerdir.

Bazı çocuklar marshmallowu hiç düşünmeden, bazıları marshmallowu veren kişi gitmeden bazıları ise marshmallowu veren kişi gider gitmez şekerlemeyi yemiştir.

Bazı çocuklar da 2. marshmallow için 15 dakika boyunca beklemişlerdir.

 

Deney sonucunda, marshmallowu bekleyen çocukların, daha azimli, daha doğru kararlar verebilen ve daha başarılı insanlar olduğu gözlemlenmiştir. Yani irade gösterebilen bireyler hayatta daha pozitif sonuçlara ulaşmaktadır.

Burada değinmemiz gereken bir konu daha var: ego boşalması. Buna göre irade kullanma kapasitesi kısıtlıdır. İrade çok fazla kullanıldığında ileride tükenir. Çünkü irade çok fazla odaklanma gerektiren bir durumdur.

“Kendi görüşlerinin karşıtı bir konu hakkında konuşma yapması istenen bireylerin karşısına zorlu bir yap-boz getirildiğine, yap-bozu tamamlayana kadar dayanamadıkları gözlemleniyor.”

İradeyi çok fazla kullanmamız gereken bir iş yaptığımızda başka bir irade gerektiren işi yapmakta zorlanılmaktadır. Bu noktada çok irade gerektiren bir iş yaptıktan sonra yeterince gevşediğimize emin olmamız gerekmektedir.

Ayrıca iradeyi tek bir yerde çalıştırırsak hayatın birçok yerinde iradeli olacağımızı onaylayan araştırmalar da mevcuttur.

Peki, insanların iradelerini kullanma yöntemleri nelerdir?

  • Çevreyi Değiştirmek.

Bizleri çeken ama uzun süreli hedeflerimize ters düşen şeyleri zorlaştırırken bize fayda sağlayan uzun süreli hedeflerimize uyumlu şeyleri daha ulaşılabilir hale getirmektir. Üniversite sınavına hazırlandığımızı ve ders çalışmamız gerektiğini düşünelim. Masamızın üzerinde bilgisayar yerine çalışmamız gereken derslerin kitaplarını bulundurarak çevre değişikliği yapmış oluruz. Yani bilgisayarı üniversite sınavına hazırlanmak için uzaklaştırırken ders kitaplarımızı gözümüzün önünde bulunduruyoruz.

  • İşlemsel Şartlandırma.

Herhangi bir davranışın gerçekleşmesi ihtimalini arttırmak için şart koyma durumudur.

Örneğin 1 saat ders çalışırsak bir bölüm dizi izleme hakkı kazanacağımız durum işlemsel şartlandırmadır. Olumlu ve olumsuz pekiştirme olarak ayrılmaktadır. Bu olumlu bir pekiştirmedir.

Alarmın sesinden rahatsız olup onu kapatmak için uyanmak olumsuz pekiştirmeye örnektir.

Bir de cezalandırma durumu vardır. Herhangi bir davranışın gerçekleşmesi ihtimalini azaltmak için şart koyma durumudur.

  • Klasik Şartlandırma.

“ Ne zaman canım çikolata çekse, içinde yine şeker olan meyveyi yiyorum. Böylece çikolata istediğim zamanlarda elim hep meyveye gidiyor.” Böylece kişinin canı tatlı çektiğinde meyve yemek ister hale gelecektir.

 Bizi cezbeden şey tamamen yok olursa?

Bu duruma yoksunluk denmektedir. Bir şeyi yok etmek o şeyin üzerimizdeki etkisini de yok etmektedir. Gerçekten istediğimiz şeyi yok etmek onu daha çok istememize sebep olmaz mı?

Ve o şeyden tamamen yoksun olmak irademizi zorlamaz mı? (Bu ego boşalmasıyla ilgidir.) İşte bu yüzden çok sıkı diyet yapan insanlar cezbedilmeye daha yatkındır.

İşte bu yüzden bizi cezbeden şeyleri tamamen yok etmek yerine onları ulaşmamız zor olan yerlere koymalıyız. Onlardan tamamen yoksun olmak zihnimizi ve irademizi çok yoracaktır. Yoksunluk yerine diğer yöntemleri kullanabiliriz.  Güzel davranışları ödüllendirip kötü olanları cezalandırarak isteklerimizi uzun dönemli hedeflerimize çevirebiliriz.

Güzel günler dilerim…