Hayatımızdaki Önemli Özlerden: Öz Saygı

“Kendisiyle mücadele eden insan en değerli insandır.” Benim mücadelem bazen okuyarak bazen yazarak olacak…

Herkese merhaba,

Bizi biz yapan, sosyal ilişkilerimizi ve iletişimimizi yönlendiren, yaşam tarzımızı ve karakterimizi oluşturan üç önemli öz vardır. Bu özler öz güven, öz saygı ve öz denetimdir. Bir önceki yazımda öz denetimden bahsetmiştim. Bu seferki konumuz ise öz saygı…

 

Hepimiz şu an kendimize soralım: kendime göre ben nasılım?

Çok basit örneklerle başlayalım. Yüzümüzde sivilce çıktığında ne tepki veriyoruz? Fazla kilomuz varsa veya kilo alamıyorsak kendimize neler söylüyoruz? Aşırı utangaçsak ve bunun iyi bir şey olmadığını düşünüyorsak bunun için neler yapıyoruz?

“Kişinin kendisine duyduğu saygı” öz saygı için çoğu kişinin aklına ilk gelen tanımdır. Fakat bu tanım öz saygıyı tam olarak açıklamamaktadır. Öz saygı kişinin kendine duyduğu saygıdan ziyade kişinin kendisini doğru şekilde kabullenmesiyle ilgilidir.

Ben saygının iyi veya kötü olan her şeyi belirli ölçüde kabullenmesi olarak görmekteyim. Bu ölçüler kültür, ahlak, gelenek genel kurallar vs. olarak sıralanabilmektedir. Öz saygı kişinin olumsuz taraflarını kabullenmesi demek değildir. Yani “ben yalancı bir insanım. Bu benim, benim huyum” diye düşünerek kabullenmesi demek değildir. Kişi uygun durumlarda kendini yargılayabilmelidir. “X’e yalan söyledim ve üzgün hissediyorum. Bu durumu düzeltmek için özür dilemeliyim, yaptığım şey yanlıştı. Hem kendim üzüldüm hem de X’i kırdım!” diyebilmek önemlidir.

Öz saygı kendine ve başkalarına hata yapma özgürlüğü vermek demektir.

Öz saygı özgüvenle de doğru orantılıdır. Kişinin kendine güvenme potansiyeli, iyi hissetmesine kişinin kendisiyle barışıklığına ve kendisini olduğu gibi kabullenmesiyle doğru orantılıdır.

Öz saygı gelişimi elbette ki çocukluk dönemlerinde çok önemlidir. Çocukken iyi şeylerin takdir görmesi ve kötü durumların uygun şekilde önlenmesi kişinin kendisine olan tutumunu etkiler. Takdir, başarabilirimi, kötü durumların uygun şekilde engellenmesi o durumların yaşanmaması için uzaklaşmak gerektiğini gösterir. Yani kendimizi tanımayı ve kabullenmeyi büyük ölçüde doğru/yanlış olaylarındaki tepki durumlarından öğreniriz.

“Of, bu sivilce nereden çıktı şimdi? Ben dışarı bu halde nasıl çıkacağım?”, “bu kilolar yüzünden herkes benimle dalga geçiyor ve utanıyorum”, “yanlış bir şey yapmaktan korktuğum için herkesin içinde konuşamıyorum ve kendimden nefret ediyorum” bu ve buna benzer miydi cevaplarınız?

“Hmm, bu sivilcenin 2 gün ömrü var ve bence hala iyi görünüyorum!” , “”Fazla kilolarımın ileride sağlık problemi yaratmaması ve kendimi daha dinç hissetmek için sağlıklı bir şekilde kilo vermek istiyorum.” , “beni dinleyen insanların insani olarak benden bir üstünlükleri yok. Benim de dilim sürçebilir yanlış yapabilirim. Ve buna gülümserim!” tarafındaysanız öz saygı noktasında güzel bir noktadasınız demektir.

Öz saygı, var olan her halimizle kendimizden memnun olmaktır.

Elbette bu durumu narsistlik kavramıyla karıştırmamak gerekmektedir. Narsistlik mükemmel olduğunu düşünmektir. Bizler ise öz saygıdan, var olan her halimizle kendimizden memnun olmaktan bahsetmekteyiz.

“Kendime göre ben nasılım?”

-Ben iyiyim. Hatalarımla yüzleşip onları düzeltebilecek kadar güçlüyüm. Boyum istediğim kadar uzun olmasa da istediğim birçok şeyi başarabiliyorum.

Güzel günler dilerim…