Hedonik Adaptasyon(Hazza Uyum)

 

Sorun değil
Elbet alışırım
Biraz alıştım
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar

Diyor Can Yücel “ben biraz değiştim” şiirinin dizelerinde. Peki, gerçekten alışıyor muyuz? Bir yıl önce çok mutlu olduğunuz bir durum, bugün size aynı derecede mutluluğu sağlıyor mu? Veya çok üzüldüğünüz bir yaşanmışlık, o günkü kadar canınızı acıtıyor mu?

Yaşıyoruz. Çok mutlu oluyoruz. Çok üzülüyoruz. Bazen dayanamayız zannediyoruz. Üzerinden zaman geçtikten sonra ise bu olayları o anki hisle hatırlamadığımızı fark ediyoruz. Hayatımızdaki değişimler bir süre sonra standart bir hal alıyor. Yani standart duygularımızın üzerine çıkıp zaman geçtikten sonra o standarda geri dönüyoruz. Alışıyoruz. Yaşanan olaylar üzerinden mutluluk ve üzüntü sebeplerimiz değişiyor. Bu olaya hazza uyum (hedonik adaptasyon) deniyor.

Beklediğimizden yüksek not alınca, sevdiğimiz birinden ayrılınca, istediğimiz saate kavuşunca yaşadığımız hisler, bir süre sonra kendi seviyesine geri dönüyor. Hazza uyuma dair birçok bilimsel araştırma ve çalışma var.

Bir araştırmada katılımcılara mutluluk seviyeleri sorulmuş ve mutluluk seviyelerini 1’den 5’e kadar notlandırmaları istenmiştir. Katılımcılar da piyango vuranlar ve kazalar sonucunda felç kalan kişilerden seçilmişti. Araştırma sonucunda ise kendisine piyango vuranların felç kalanlardan genel olarak daha mutlu olduğu ancak diğer insanlardan genel olarak mutlu olmadığı ortaya çıkmıştır. Kaza geçiren insanlar ise diğer insanlara göre daha az mutlu olmalarına rağmen kendilerini hala mutlu olarak değerlendirmiştir.

Barry Schwartz’a göre yukarıda bahsedilen örnekte olduğu gibi hedonik adaptasyonun devreye girmesinin iki temel sebebi bulunmaktadır. Birincisi insanların yaşadıkları olaylara zamanla alışmaya ve onları kabullenmeye başlamasıdır. İkinci neden ise piyango talihlisi olmanın insanın standartlarını değiştirmesi ve önceden zevk alınan şeylerin artık eskisi gibi zevk vermemesi gibi bir durumun ortaya çıkmasıdır. Felç kalanlarda ise kaza sonrası öncelikle büyük bir üzüntü yaşanmasına rağmen daha sonra hastaların kendilerini daha mutlu hale getiren yetenekler geliştirdiği ve yaşadıkları en ufak bir olumlu gelişmeden büyük haz aldıkları tespit edilmiştir.

 

 

Ayrıca Brickman ve Campbell 1971 tarihli çalışmalarında hedonik adaptasyonu bir koşu bandına benzetmiştir. Orada sürekli koşulmakta ancak sonuçta aynı yere varılmaktadır.  Böyle bir olgunun var olduğunu savunanlar durağan bir durumu savunmamaktadırlar, sadece büyük önem atfettiğimiz olayların bizi sürekli mutlu etmeyeceğini ve bunun farkında olmamız gerektiğini vurgulamaktadırlar.

Alıştım!
Varlığını istemediğim tüm eksik yanlarım
Ve çokluğunu da, yokluğunu da istemediğim
İki arada bir derede duyguya alışıyorum
Bir yanım bırak diyor bir yanıma,
Diğer yanım kesin değil! Henüz tanıştık
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar

Diye devam ediyor Can Yücel. Bence insanın en büyük yanılgısı, karşılaştığı olayların yaşattığı mutluluğu, üzerinde oluşturacağı etkiyi doğru tahmin etmesi ancak bu etkinin süresini yanlış hesaplamasıdır.

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere, mutlu günler dilerim…

 

Kaynak:

https://psipsiblog.wordpress.com/2014/03/02/hedonik-adaptasyon/

https://eksisozluk.com/hedonik-adaptasyon–3619375

http://www.newspdr.com/hedonik-uyum/624/