Hindsight Bias – Geri Dönüş Yanılgısı Nedir?

Herkese merhabalar,

Bu yazımda hepimizin yaşadığı veya yaşayabileceği bir olayın psikolojideki karşılığını sizlerle paylaşacağım.

Bu zamana kadar yaşadığınız olayların öngörülebilir olduğunu fark ettiniz mi? Mesela seçimler yapılmadan önce herkes birtakım fikirlerini paylaşıyor, anketler yapılıyor. Seçim sonuçlarının sayılmasıyla birlikte olay daha belirgin hale geliyor. “Zaten her şey gerçekleştikten sonra daha öngörülebilir ve belirlenebilirdir, bu olması gereken bir şey” mi dediniz yoksa? Peki aynı zamanda sizin davranışlarınız üzerinde de bir etkisi oluyorsa?

O halde;

Hindsight bias; bireylerin olayları gerçekte olduğundan daha öngörülebilir bir şekilde görebilmeleri eğilimi olarak açıklanabilir. Türkçe çevirisi geri dönüş yanılgısı olarak adlandırılır. Bireylerin, geçmişteki olaylara döndüğünde neyin nasıl olacağını, ne şekilde gerçekleşeceğini biliyorlarmış gibi düşünmeleri yanılgısıdır. Normalde olması gereken şey sebepten sonuca gitmekken, sonuçtan sebebe gitmeye çalışılır. Olaylar düşüncelerle ilişkilendirilir. Bir olay gerçekleşmeden önce bir tahminde mutlaka bulunmuşsunuzdur ve o olay olmadan, sonucunun ne olacağını kesin olarak bilmenin başka bir yolu yoktur. Bir örnekle daha iyi anlaşılacağını düşünüyorum. Diyelim ki Türkçe dersindesiniz ve hocanız size bir soru sordu. Önce düşündünüz acaba ne olabilir diye. Ya cevap verdiniz ve yanlış olduğunu söyledi ya da hiçbir cevap veremediniz. Ve ardından doğru cevabı söyledi ve “aa ben bunu biliyordum” düşüncesiyle karşı karşıya kaldınız. İşte bu olay “hindsight bias”tır. Psikolojiye göre bu olayı açıklayacak olursam; siz doğru yanıtı bulamadınız, doğrusu söylendiğinde ise iş işten geçmişti. Ama cevabı önceden bildiğinizi düşündüğünüz için bu olaya dair bir önyargı mevcuttur.

Hindsight bias durumu için kullanılan en belirgin fiil “biliyordum” fiilidir. O an elinizden bir şey gelmediği için yapamazsınız, söyleyemezsiniz ama sonuç karşınıza çıktığı an kendinizi “evet, biliyordum” lafını tekrar ederken bulursunuz. Tuttuğunuz futbol takımının akşam maçı var diye hayal edelim. Karşısındaki takım da güçlü bir rakip. Biz kazanacağız diye içinizden geçirirsiniz, arkadaşlarınızla konuşursunuz ama içten içe ya diğer takım daha iyiyse, onların da kazanma ihtimali var diye düşünürsünüz. Akşam olur, maç biter ve takımınız kaybetmiştir. Vereceğiniz tepki “belliydi onların kazanacağı” şeklinde olur. Peki bu durum sadece öyle hissettiğimiz zamanlar için mi geçerli? Hayır, kazanacağını hiç düşünmeseydiniz bile maçın bitiminden sonraki tepkiniz bu olabilirdi. Yaşadığınız olayları gözünüzün önüne getirin mesela, o zaman daha iyi kavrayabilirsiniz.

Bir derse çalışırken zor bir konuyla karşılaştınız ama bir türlü anlayamadınız. Sonra sınavda bu konuya ait bir soru karşınıza çıktı. O anda ne dersiniz veya ne düşünürsünüz? “Bu konunun çıkacağını biliyordum, çözemeyeceğimin de farkındayım. Keşke daha iyi bakabilseydim ya da başkalarına sorsaydım, belki o zaman anlardım” der miydiniz? Büyük bir ihtimalle evet, derdiniz. Bu tür örnekler saymakla bitmez ve her alanda karşımıza çıkabilir.

Bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle. Hoşça kalın.