İngilizce Öğreniyorum 4

Merhaba güzel insanlar.

Bu yazım, anılarımdan edindiğim çıkarımlarımı paylaşacağım bir yazı olacak.

Gerçi siz benim anı dediğime bakmayın daha birkaç gün öncesiydi.İngilizce öğrenirken o dili bilen insanlarla iletişim kurmak bana fayda sağlar düşüncesindeydim. Bu nedenle gördüğüm yabancılarla iletişim kurmaya çalışıyordum. Hazır tatildeyim, her yerde de yabancı var. Dedim biraz yanlarına gideyim de iki sohbet edeyim. Dedim demesine ama inanın öğrendiğim her şey aklımdan uçtu gitti. Hani var ya o am, is, are, ing ekleri. Allah’ım yıllarca öğrendiğim o kelime kalıpları hepsi bir anda koşarak uzaklaştılar sanki benden.

koşarak uzaklaşan gıf ile ilgili görsel sonucu

İnanın hiçbiri ne aksanıma ne de konuşurken kelimeleri unutmama takılmadılar. Aksine ben takıldığımda onlar imdadıma yetiştiler. O an onlara sarılasım geldi. Çünkü aksanın önemli olmadığını gösterdiler bana.

koşarak sarılma gif ile ilgili görsel sonucu

Evet, şahane bir İngilizcem yoktu ve bulamadığım kelimeleri el kol işaretleri ile anlatmaya çalıştım ama başardım. Demek ki;

  1. Aksan önemli değil
  2. Pratik şart

Pratikten kastettiğim o dili konuşmak. Bunu kendinizle, sitelerdeki Skype konuşmalarıyla veya o dile hakim insanlarla yapmak.

ingilizce konuşmaya çalışma gif ile ilgili görsel sonucu

Karşınıza olur da bir yabancı çıkarsa ben derim ki hiç düşünmeyin ve yanına koşun. Hem deneyim elde edecek hem de sohbet ederken mutlaka bir şeyler öğreneceksiniz ve en güzeli öğrenirken keyif alacaksınız.

İngilizce Öğreniyorum serisinde biraz değişiklerler yapabilirim. Lütfen beklemede kalın.

Hayatın tüm güzellikleri sizlerle olsun.