Kelimelerin Gücü

 

Merhabalar, 🙂

 

Bu yazımda sizlere Anthony Robbins’in “İçindeki Devi Uyandır” eserinde “Nikai Başarı Kelimeleri” başlığı altında kaleme aldığı bir farkındalıktan bahsetmek istiyorum. Okuduktan sonra hayatıma uygulayıp gerçekten faydasını gördüğüm bu durum eminim ki sizin de hayatınıza olumlu anlamda dokunacaktır.

 

Başlık olmaya layık gördüğüm Kelimelerin Gücü hayatımıza sandığımızdan daha fazla hakim. Kelimelerde duygularımızı sözlere dökeriz, gülmek için de ağlamak için de yeterlidir. Bizi hem yaralar hem iyileştirir. Güç olur, umut olur, hayal kırıklığı olur kelimeler…

Farkındaydık veya değildik; insanlık tarihi boyunca en büyük liderler ve düşünürler de kelimelerin sihrine başvurup bizleri kendi amaçlarına yönlendirerek bir nevi kaderin akışını değiştirdiler. Bu kişiler kelimelerin bu yönünün farkındaydı ve bunu kullandılar, başarılı da oldular. Bizler de bu farkındalığı yakalayarak hayatımızı istediğimiz gibi yönlendirebiliriz. Çünkü yanlış seçilmiş bu kelimelerin bizi çökertme, doğru seçilmiş kelimenin de yükseltme gücü vardır. Dediğim gibi bu bir farkındalık olmak zorunda çünkü çoğumuz kullandığımız kelimeleri seçerken onun bize vereceği etkiyi düşünmüyoruz. Kelimeler bizim için alışkanlık olmuş durumdalar.

“Kelimelerinizi akıllıca seçtiğiniz zaman onların çok büyük bir güç getirebileceğini şimdi anlayın.”

Bırakın kelimeler aslında sahip olunan duyguyu yansıtsın. Harikulade bir şeye “iyi” deyip geçmeyin, onun asıl duygusunu sadece “iyi” diyerek düşürmeyin.

“Kelime haznesi yoksul olan insanın duygusal yaşamı da yoksuldur; kelime dağarcığı zengin olanların, o tecrübeyi boyayabilecekleri çeşit çeşit renkleri vardır.”

Kestirme yol olarak kullandığımız kelimeler duygularımızı da kestirmeleştirir. Demek istediğimiz hayatınızın kontrolü bilinçli olarak sizin elinizde olsun istiyorsanız kelimelerinizi değiştirmeyi deneyin çünkü kelimelerin bizi doğru yöne, arzuladığımız şekilde çektiğinden, kaçınmak istediğimiz şeylerden de gerçekten kaçırdığına emin olmayız.

“Şunu yapmaktan nefret ediyorum!” demekle, “Falan şeyi tercih ederim.” arasındaki duygu farkını sadece bu cümleyi okuyarak bile hissetmiş olmalısınız. Kelimeleri değiştirmek, daha doğru şekilde duyguları tarif etmeyi sağlamasının yanında o anlık nasıl düşündüğümüzü, hissettiğimizi de etkiler. Evet gerçekten sevmiyor olabilirsin ama nefret kelimesini kullanmak seni daha da körükleyecek. Gerek var mı buna? Gerçek sorun her olumsuz duyguya sırf kestirme yol olduğu için “nefret, öfke, sıkılmak, rezil olmak” gibi kelimelerle etiket koyarsak asıl tarif ettiğimiz duygu o değilse bile üzerine eklediğimiz etiketi tecrübe ediniyoruz.

Psikolojik anlamda, insan ilişkilerinde, kendi iç huzurunuzda “doğru kelimeleri” kullandığınızda iyileşmeleri fark edeceğinize eminim. Bana bkara@industryolog.com mail adresimden bu konudaki düşüncelerinizi ve tecrübelerinizi yazarsanız çok sevinirim.

Esen kalın… 🙂