MİNİMALİZM

Hepinize Merhabalar,

Bu yazımda minimalizmin ne olduğunu ve hayatımızda minimalizmi nasıl uygulayabileceğimizden bahsettim. İyi okumalar.

Minimalizmin tarihine kısaca bakacak olursak; minimalizm, ilk başta modern bir sanat akımı olarak ortaya çıkmış; 1910’lu yıllarda Rus ressam Malevich’in yaptığı beyaz bir tablo üzerine siyah bir kare çizerek mükemmel bir sadeliği aramaya çıkmasıyla bu tablo minimalizmin ayak sesleri olarak kabul edilmiştir. 

 

Fakat minimalizmin tarihi, modern sanat ve müzikte, 1960’lı yıllardan başlayıp bugüne kadar gelen bir akım olarak kısaca tanımlanabilir. Sadeliğin ve nesnelliğin ön planda tutulduğu akımdır. Her ne kadar sanat ve müzik akımı olarak da görülse minimalizm günümüzde farklı boyutlar  kazanmıştır. Tüketim çılgınlığının hep daha çoğuna sahip olma arzusunun ve alışveriş çılgınlığının bir kenara bırakılıp gerçek mutluluğun sadelikle birlikte gelen özgürlükte olduğunu anlamanızı sağlayacak bir felsefedir. Minimalizm sadedir yani üzerinde düşünülüp  fazlalıklarından arındırılmıştır fakat basit değildir basit olan şey özensizdir, minimalizm her yerdedir doğada minimalizmden oluşmuştur.

 

Öncelikle hayatımıza dahil olan her şeyin bir anlamı olmalı yani fazlalıklardan kurtulmalıyız, hayatımızdaki her şey az ama ”öz” olmalı bunlar yediklerimizden düşüncelerimize kadar. Genel olarak dolaplarımızı hınca hınç dolduruyoruz yetmiyor yeni dolaplar alıyoruz onu da dolduruyoruz sonrasında  etrafımızda gereksiz insanlar, zihnimizi kurcalayan yersiz düşünceler, kısacası çokluğun getirdiği azlıkla kendimizi mutsuzluğun zindanında buluyoruz. Az ile yetinmeyi unutmuş tatmin duygusunu yitirmiş birbirinin aynısı insanlar ortaya çıkıyor, minimalizmi yanlış anlamamak lazım  minimalizm kavramı ucuzculuk değildir örneğin 2 pantolondan birini atmak değildir veya paran olduğu halde Mercedes yerine Clio ya binmek de değildir önemli esas verimliliktir eğer sen sadeciliği yanlış anlayıp ucuz ürün alırsan büyük ihtimal o ürünün kısa bir süre içinde bozulacak ve sen atmak zorunda kalacaksın.

Sizi yormaktan başka bir işe yaramayan düşüncelerden uzaklaşmalısınız. Misal; işinizle alakalı sorunlar zihninizi sürekli meşgul ediyorsa, bu sorun için çözüm bulmalısınız. Çözümsüz kalan her problem sizin zihninizi meşgul edecek ve bir kaosa sürükleneceksiniz. Uzun lafın kısası; zihninizi gereksiz düşüncelerden bir bir ayrıştırmalısınız. Özü bulup ona yoğunlaşarak hayatı anlamlı kılmalısınız.

Bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle.