Mükemmel Olmak İster Misiniz?

Herkese Merhaba,

Bugünkü yazım ile mükemmellik kavramını tekrar düşünmenizi ve yeni bakış açıları geliştirmenizi istiyorum. Öncelikle mükemmelliğin tanımı ile başlayalım.

Mükemmelliğin kelime anlamı; eksiksiz ve kusursuz olma durumudur. Yani hiçbir kusurun olmaması, tam ve yetkinliktir. Birçok insan mükemmel olmak ister. Peki ya gerçek çok daha farklıysa? Çevremizdeki her şey kusursuz mudur? Eksiksiz bir nesne düşünebilir miyiz? Böyle bir şeye örnek verebilir misiniz? Bunun olması mümkün değildir çünkü hangi nesneyi ya da kişiyi düşünecek olursak olalım bir eksiği vardır. Örneğin kendinizi düşünün. Birçok konuda yetkin olabilirsiniz, her gün yeni şeyler araştırıp öğrenme gayreti içinde olabilirsiniz ama yine de eksikleriniz vardır. Belki hayatınız boyunca o eksikleri kapatmak için uğraşacaksınız ama bu da mümkün olmayacaktır. Çünkü insan yaşadıkça, yeni bilgiler öğrendikçe, farklı düşüncede insanlarla karşılaştıkça kendisi farkında olmasa da bir şekilde gelişmeye devam eder. Ve bu döngü devam ettikçe eksikliklerinin ne kadar fazla olduğunu anlar.

Mükemmelliğin Etkisi

Mükemmellik bazen “yaşam tarzı ya da varoluş biçimi” olarak da tanımlanır. Şimdi bu yargıyı inceleyelim. Bu tanım neye göre belirlenmiştir mesela ya da gerçekten anlatmak istediği düşünce nedir? Diğer insanlardan farklı olmayı, herkes gibi düşünmeden hareket etmeyi, risk alabilmeyi ve inanmayı konu alabilir. Diyelim ki mükemmelliği hayatınızın merkezine koydunuz. Her sabah kalktığınızda “bugün mükemmelliğe biraz daha yaklaşmak için şunları yapacağım” diyip kendinize hedefler koydunuz. Bu davranışlarınız ne zamana kadar devam eder? Sıkılmadan gider mi ya da her gün kendinizi biraz daha tüketmiş olmaz mısınız? Büyük ihtimalle çevrelerindeki insanlardan daha iyi, daha başarılı olmak isteyen kişiler böyle bir durumla karşı karşıya kalabilir. Tabi ki başarılı olmayın demiyorum. Bunu yaparken kendinize de değer verin, bir olaya körü körüne bağlanmayın demek istiyorum. Eğer sadece başarıya odaklanırsanız bir süre sonra yaptığınız işlerden tat alamayabilirsiniz. Yani denge kurabilmek önemlidir. Yaptığımız işler güzel olsun, eksik olmasın deriz ki böyle de olmalıdır. Baştan savma yapmamak gerekir. Ama bir işi beğenilmek için yapıyorsak elbet bir gün işler sarpa sarmaya başlar.

Ne Yapmak Gerekir?

Mükemmeliyetçi olmak isteyen kişiler bir işi ya en iyi haliyle yapmak isterler ya da iyi olmayacaksa hiç yapmak istemezler. Bu iyi bir bakış açısı mıdır size bırakıyorum. Çünkü bir işe girişilecekse bu tür ayrıntılar üzerinde durmak insanı ne ileri götürür ne de geri; yerinde saymasına neden olur. Halbuki her detayı ya da olasılıkları hesapladıktan sonra işin bir ucundan başlamak hem işi daha kısa zamanda öğrenip yeni bakış açıları eklemenizi sağlar hem de sizi geliştirir. Bazen kafanızı meşgul eden ayrıntıları boş verip bir yerden başlamanız size iyi gelecektir, işi olması gereken yerde öğrenip daha fazla gelişmenize yardımcı olacaktır. Belki de bu şekilde kendinizi daha iyi geliştirme fırsatı bulabileceksiniz.

Çevrenizdeki insanlar sadece sonucu görür. Bir iş başarırsınız; ne kadar da başarılı derler. Ama başarıyı yakalayana kadar sizin ne zorluklar çektiğinizi bilmezler. Nelerden fedakarlık ettiğinizi, kendinize güveninizin kalmadığı zamanlarla nasıl baş ettiğinizi görmezler. Bunları sadece siz bilirsiniz. Ama sizi görenler “ne kadar mükemmel biri” diye iç geçirirler. Önemli olan kendinizi mükemmel olacağım diye sınırlamamanız, küçük şeylerden dahi mutlu olabilmeniz. Bırakın ödüller başkasının olsun, bırakın diğerleri konuşulsun. Siz işinizi hakkıyla yaptığınız sürece bir müddet sonra konuşulan kişi zaten siz olursunuz hatta eğer siz değil de yaptığınız işler konuşulmaya başlanmışsa işte o zaman doğru yoldasınız demektir.

Mükemmelliğin bir sınırı yoktur, sürekli arayış biçimidir. Mükemmelliği istemek bir anlamda iyidir ama aşırılığı hayatı zehir eder. Bu yüzden önce kendinize odaklanın, gerisi kendiliğinden gelecektir.

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.