Multitasking

Herkese merhaba,

Hayatımız koşuşturmacalarla, telaşlarla geçiyor değil mi? Bir şeye yetişmek için sınırlarımızı zorlamak durumunda kalıyoruz. Okula gitmek için erken kalkıyoruz, patronun gözüne girmek için performansımızı artırarak herkesten bir tık önde olmak istiyoruz ve bu amaçla çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz ve daha birçok örnek. Tüm bu işleri yaparken zamanımızı daha etkin kullanabilmek adına istemeden de olsa aynı anda birden çok iş yapmaya yöneliyoruz. İşte bu duruma “multitasking” adı veriliyor. Multitasking çoklu görev anlamında da kullanılıyor. Araba sürerken bir yandan da telefonla konuşan biri, maç izlerken mesaj atan kişi multitasking yöntemini uygulamış oluyor.

İş yerinizdesiniz, yarın için bir toplantı ayarlandı diyelim. Daha zamanım var deyip rahatça takılıyorsunuz. Bir yandan son yılın maliyet raporlarını düzenlemeye çalışırken bir yandan da sosyal medyada takılıyorsunuz, arada gelen maillere cevap veriyorsunuz. Ve siz farkına varmadan zaman hızlı bir şekilde akıp geçiyor. Çıkış saati geliyor ama sizin aklınızdan geçen ifade şu: “akşama kadar çalıştım ama nasıl oldu da bitiremedim”. Bu yüzden evinize işi götürüp kalan belgeleri evde tamamlamak için yola çıkıyorsunuz. Nedir bunun sebebi? İşlerin göründüğünden çok olması mı yoksa sizin o işi kısa sürede halledecekken başka şeylerle birleştirip istemeden de olsa oyalanmanız mı?

beyaz seramik çay fincanı tutan adam

Peki bu yöntem ne kadar doğru?

İlk bakışta güzel ve tasarruf sağlayan bir yöntem gibi durmuyor mu? İki işi de halletmiş oluyorsunuz işte; hem toplantı raporlarını sunarım hem de mail atarım ne olacak. Ama işler göründüğü gibi değil, bu durumun çok daha ötesinde. Birden fazla işe odaklanmak beynin işleyişine uygun bir durum değildir. Aynı zaman dilimi içerisine sığdırılan işler beynin odaklanmasını güçleştiriyor ve strese neden oluyor. Bu da beynin olması gerekenden daha kısa zamanda yorulmasına yol açarak hata payını yükseltiyor, verimi azaltıyor.

Zaman kazanayım derken aslında zaman kaybediyorsunuz. Dikkatinizi bir işe vermek daha hızlı ve net sonuçlar almanızı sağlar. Bir işten diğerine geçerken dağılan dikkatinizi toplamaya vaktinizi harcamanızı gerektirmez. Çünkü her iş için olması gereken düşünme süresini kendinize vermiş olursunuz. Mesela şu anda bu yazıyı yazarken gelen mesajlara cevap verdim ve tekrar döndüğümde kısa bir süre ne yazacağımı unuttum, odaklanmak için birkaç saniye kafamı toplamam gerekti. Tam da bu durumu Earl Miller şu şekilde açıklıyor: “Beyin çoklu görev için uygun değil. Çünkü beyin ikinci bir göreve başladığında yaptığı ilk görevi unutup ikinci göreve odaklanıyor.” Bir konudan başka bir konuya atlanması da beyinde dopamin hormonunun salgılanmasına neden oluyor. Bu tür şeylere devam etmek bir süre sonra beyninizin bu sürece alışmasına neden olup sanki iyi bir şeymiş gibi düşünmenize yol açıyor. Bu etmenler de daha çok vakit harcamaya yol açacağının işaretini veriyor sizlere. Siz de o tür anları aklınıza getirin ve ne gibi değişiklikler oluyor düşünün bakalım.