Öğrenilmiş Çaresizlik

Herkese merhaba,

Bir iş yaptığınızı düşünün. Ne kadar uğraşsanız da sonucunda başarısız oldunuz. Bundan 2 yıl sonra bu işinize benzer bir iş karşınıza çıktı. “Tekrar deneyeyim belki yaparım” mı dersiniz yoksa “öncesinde zaten denedim zorlamaya gerek yok” mu? Eğer ikinci ifadeyi kullanacak olursanız sizi şöyle alalım ve öğrenilmiş çaresizlik neymiş giriş yapalım.

grayscale photo of man and girl using inline skates near railings

Öğrenilmiş çaresizlik, bir bireyin herhangi bir durumda birden fazla başarısızlığa uğrayarak, bundan sonra ne yaparsa yapsın hiçbir şeyin değişmeyeceğini düşünmesi ve başarıya asla ulaşamayacağını düşünerek deneme cesareti bile gösterememesidir. Yani geçmişte yaşanılan olumsuzluklar, başarısızlıklar insanın kendine sınırlama getirmesine yol açması, önceki deneyimlerine dayanarak bugünkü davranışlarını belirlemesidir. Peki bu durum herkeste oluşabilecek bir şey mi? Evet, aslında yaşanılan her olumsuz olay insanı bir şekilde etkileyerek bu hale getirebilir. Şöyle düşünün, bir dersten kaldınız ve gelecek yıl tekrar alacaksınız. Tekrar aldınız ama yine veremediniz. Moraliniz bozulur, motivasyonunuz düşer değil mi? Ya üçüncü yıl da veremezsem naparım diye düşünüp karalar bağlarsanız muhtemelen verme şansınız azalır. Hatta böyle deyip umursamazsanız bu öğrenilmiş çaresizlik olur. Ama önemli olan o derse yoğunlaşıp başarıya ulaşmak için farklı yollar denemektir. Çünkü istediğimiz şeyler bazen uğraş ister, deneriz, işler yanlış gider, istediğimizi alamayabiliriz. O an yapmamız gereken şey bu durumu fırsata çevirip yanlışlardan ders çıkararak farklı bir yoldan amacımıza ulaşmak olmalı. Ezbere yaşamayı bırakıp başarısızlığın tadına varmak bizi olduğumuzdan daha iyi konumlara getirebilir.

Öğrenilmiş çaresizliğin iki ana göstergesi vardır:

  1. Bireyin belli bir olay tipine sürekli olumsuz bir sonuca ulaşacağım diye inanması.
  2. Bu olumsuz düşünceyi değiştirmek için yapabileceği bir şey olmadığına emin olması.

gray elephants performing on circus

Küçükken sirk gösterileri hoşumuza giderdi. Hayvanlar ve yaptıkları bizi heyecanlandırırdı ve acaba nasıl yapıyor diye düşüncelere dalardık. Biraz onların dünyalarına bakalım, kocaman bir fil acaba nasıl oluyor da oradan kaçması gerekirken bir esir gibi yaşayıp hareketler sergiliyor? Sirklere yeni getirilen küçük filler sağlam bir zincir ile ağaca bağlanırlar. Bu zincir o kadar sağlamdır ki fil ne yaparsa yapsın kaçmayı başaramaz. Dener, her gün tekrar tekrar dener ama kaçamayacağını anladığı gün denemeyi bırakır ve kaderine razı olur. Bu fil büyümeyecek mi? Evet büyüyecek, o zaman o fili küçük bir kazığa bağlarlar. Ama fil eski denemelerini aklına getirir ve kaçamayacağını düşünür. Halbuki denese o an kaçabilir, çünkü sadece küçük bir kazığa bağlı dev bir filden bahsediyorum. Denemeye bile uğraşmaz, kaçamayacağını kabullenmiştir artık. İşte bu durum öğrenilmiş çaresizliktir. Bu durumu kendi hayatınıza uyarlamayın. Denemekten asla vazgeçmeyin. Ummadığınız bir anda çok güzel fırsatlar karşınıza çıkabilir. O umudu her zaman içinizde yaşatın, engeller her zaman vardır ve olmaya da devam eder. Siz tavrınızı değiştirin ki engelleri aşmaya gücünüz olsun.

Bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle. Hoşça kalın.