Herkese merhaba. Bugün, gelecekle ilgili bir sürü soru dönüp dolaştı kafamda. Öğrenciyken sınavdan sınava koşup, bir şekilde dersi verme yönünde dolaşıyorsun ama mezun olunca yani kendi tabirimle gerçek bir mühendis olunca ne yapacağım? Ne yapacağız?

Bu endişe çok nadiren zihnimizde dolaşsa da yolun sonuna yaklaşırken daha çok zihnimizi kazıyacağına eminim. Bu yüzden bugünkü yazımda ‘Performans Yönetimi’ne değineceğim.

 

Bir şekilde bu yolun sonuna geldiğimizde –eminim şuan bu yolu bitirip, başka yollara adımını atmış çok kişi var- işi zamanında bitirip aynı şekilde bu işi verimli ve etkin bir şekilde yerine getirmek zorundayız. Tabi, bunu yapabilmek için bir ‘Performans Yönetimi’ne ihtiyacımız var.

Peki, nedir bu Performans Yönetimi?

Kısaca sözlük anlamına değinecek olursak; verim gücü, bir işi ya da görevi etkin yapabilme diyebiliriz. Teknik açıdan baktığımızda ise; çalışanların toplam katma değer üretimine katkılarını arttırarak işletmenin kurumsal performansını yükseltmeyi amaçlayan stratejik bir yönetim uygulaması sürecidir.

İşletme yönetimi tarafından bilimsel yöntemlerle saptanan üretim standardının veya davranış normlarının çalışanlara yüklenmesi, çalışanların performanslarının objektif olarak ölçülerek değerlendirilmesi, gerekli düzeltmelerin ve gelişmelerin yapılması aşamalarından oluşan bir süreç izlemektedir.

PERFORMANS YÖNETİMİNİN AMAÇLARI

Performans yönetimini bir birey olarak uygulayabilirsek eğer, kendimize yüklediğimiz göreve ve bu bağlamda gerçekleşen hedefe ulaşabilmek için gerekli yetkinlikleri sağlamış oluruz. Ayrıca şirket üzerinde gerçekleştirilen iyi bir performans yönetimi çalışanların çalışıp çalışmadığını saptamada, performansları değerlendirmede, ödüllendirmede veya eksik yönlerinin gelişmesini sağlamaya yardımcı olacaktır.

Bir diğer amaçları sıralayacak olursak;

  • Çalışanların çalışmalarıyla ilgili doğru bilgiler elde etmeye yarar. Bu sayede çalışan ücretinin arttırılması, yükseltilmesi ya da işine son verilmesi gibi sonuçlar ortaya çıkabilir.
  • İşletme stratejisini belirlemede yöneticilere yol gösterecek bilgileri sağlar. Böylece kurumsal performans arttırılmış ve yönetim uygulamaları geliştirilmiş olur.
  • Elde edilen bilgiler doğrultusunda bu yöntem, çalışanların davranışlarını değiştirerek verimlilik ve etkinlik temelinde bir iş yapma geleneğine ilk adım atılmış olur.

PERFORMANS DEĞERLEME

Hepimiz birbirimizin veya kendimizin performans değerlendirmesini yaparız aslında. Hangi okula gidiyor, hangi şirkette çalışıyor, ne kadar kazanıyor, nasıl bir evde oturuyor, kaç yaşında gibi.

Yaşam süresinde yaşanan değişiklikler bu soruların doğmasının bir nedeni olarak düşünülebilir. İş yaşamında da bu durum söz konusudur. Çalışanların davranışlarındaki değişiklikler performans yönetimini etkileyecektir. Bu yüzden bir performans değerlemesi de iyi bir performans yönetimini beraberinde getirecektir.

Yaşanan birtakım değişiklikler şunlardır:

  • Hizmet sektörünün genişlemesiyle beraber meslekler giderek daha yüksek kazanç sağlama doğrultusunda değişmektedir.
  • Uzmanlaşmanın giderek önemli bir yere yerleşmesi ile insan gücünün eğitimini zorunlu hale getirmektedir.
  • Otomasyon yaygınlaşmakta ve gelişmektedir.
  • Küreselleşmenin giderek yaygınlaşması doğrultusunda değişik kültürlerden gelen çalışanların iş birliğine dayalı bir yönetim tarzı benimsenmektedir.

 Performans değerleme, önceden belirlenmiş standart ölçüler doğrultusunda çalışan performansının ölçülmesi ve değerlendirilmesi sürecidir.

Değerleme yapılırken, değerleme anından geriye doğru bir zaman kesiti incelenmektedir. Değerlendirilen bu zaman kesiti değerlendirme dönemidir. Çalışanın geçmiş çalışmaları ve davranışları değerlendirilir. Gelecek değerlendirme dönemi için de “beklenti düzeyi”nde görüşler açıklanmaktadır. Açıklanan beklentiler genellikle çalışanın yetkilerini geliştirilmesiyle ilgilidir.

 

İyi bir performans ve bununla birlikte gelen iyi bir Performans Yönetimi hem işletme açısından hem de birey olarak önemli olduğunu öğrenmiş olduk. Umarım faydalı olabilmişimdir. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.