Seçici Dikkat Nedir?

Merhabalar,

Öyle anlar olur ki, dikkatimizi toplayıp işimize odaklanamayız. Yapacağımız iş gözümüzde büyür hatta başlamak bile istemeyiz. Peki neden böyle bir şey yaşarız hiç düşündünüz mü? Bu olayın nedenine biraz daha hakim olabilmek için dikkat ve seçici dikkat kavramlarını sizlere açıklamaya çalışacağım.

Duygu ve düşünceleri bir konu üzerinde toplama haline “dikkat” adı verilir. Çeşitli olay ve durumlara en iyi biçimde uyum sağlayabilmek için zihnimizi hazırlayan bir çeşit davranıştır da diyebiliriz. Mesela şu an kendinizi düşünün. Bu yazıyı okurken bile birçok uyarana maruz kalıyor olabilirsiniz. Belki yemek yerken okuyorsunuzdur, belki hem okuyup hem müzik dinliyorsunuzdur ya da yürüyorsunuzdur. Bu örnekler çoğaltılabilir. O zaman çevremizdeki bütün uyaranların farkında olsaydık nasıl olurdu, bu iyi bir şey midir? İyi bir durum sayılmaz çünkü zihnimize aşırı yükleme yapmış olurduk ve bu durumla başa çıkmak oldukça zor olurdu. Bir kulağınızda kulaklık olduğunu hayal edin, bir yere oturmuş müziğinizi dinliyorsunuz. Karşıdan arkadaşınızın geldiğinizi gördünüz, yanınıza geldi ve sizinle konuşmaya başladı. Siz de karşılık vereceksiniz ama kulaklığı çıkarmadan. Ne kadar zor olduğunu hayal edebildiniz mi? Aynı anda ikisini yapmak bile zorken buna birkaç uyaran daha eklendiğinde halimizin ne olacağını az çok tahmin edebiliriz değil mi? Bu nedenle diğer uyaranları görmezden gelip odaklanmamız gereken konuya dikkatimizi verebiliyoruz.

Evinde televizyon izleyen birini düşünün. Ekrana kilitlenmiştir, olup biteni kaçırmamak adına tüm dikkatini oraya vermiştir. O kadar dikkatli bir şekilde izliyordur ki odaya giren birinin farkında bile olmaz. Televizyonun önünden geçen biri olduğunda kafasını sağa sola yönlendirerek kaçırmamaya çalışır ya da çekil diye bağırır. Bu olay size de tanıdık geldi mi? Çevremizde böyle kişiler kesinlikle vardır hatta bu kişi siz bile olabilirsiniz.

Seçici Dikkat

Birden çok uyarıcının bulunduğu bir ortamda, dikkatimizi önemli gördüğümüz bir uyarıcı üzerinde toplanır. Diğer uyaranlarla ilgilenmeyiz. İşte bu olay “seçici dikkat” olarak tanımlanır. Öteki uyarıcıları bir nevi yok sayma durumudur. O uyarıcı dışındaki dikkat dağıtan durumlara direnç gösterilir. Odak sadece birine verilir. Örneğin çok önemli bir derstesiniz ve hoca ders anlatıyor. Odağınız sadece hocanın anlattığı konuda olur. Telefonunuza bir mesaj gelse bakmaya dahi yeltenmezsiniz. İşte bu durum seçici dikkat olarak açıklanır. Dikkatiniz dağıldığı anda toparlayabilmeniz zaman alır.

Mesela bir şarkı söylemeye başlayın. Şarkı söylerken şarkının sözlerine odaklanırsınız değil mi? Yanlış söylememeye çalışırsınız. Peki söylemeye devam ederken bir yandan da kalp atışınızı hissetmeye çalışın, oturduğunuz yeri düşünün; soğuk mu sıcak mı? Elleriniz ne konumda; masanın üstünde mi, yüzünüzde mi? Dik oturuyor musunuz, oturduğunuz sandalye rahat mı? Ya da karşı kaldırımdan kaç kişi geçiyor?  Bu uyaranların hepsinin farkında olarak bu yazıyı okumaya devam etseydiniz muhtemelen okuduğunuzdan bir şey anlamayacaktınız. Çünkü beynimize girebilen duyu verileri anlamlı bir algı oluşturur ve bu algının kapasitesi sınırlıdır. Bu yüzden belirli şeyleri seçerek algılamaya devam eder.

Algılama işi neye göre belirlenir diye soracak olsam ne derdiniz?

Dış dünyadaki uyarıcılar belli özelliklere göre dikkatimizi çeker ve anında algılanırlar. Örneğin değişiklik gösteren uyarıcılar hemen dikkat çeker. Ya da uyarıcının büyüklüğü ya da şiddeti arttıkça onu algılamamız kolaylaşır. Beyaz papatyaların olduğu bir yerde kırmızı bir gül bir anda görülmesi gibi. Veya alışveriş yaparken burnunuza gelen keskin bir yemek kokusu dikkatinizi çekebilir hatta acıkmanıza bile neden olabilir.

Siz de çevrenize daha dikkatli bir şekilde bakarak bu tür örnekler bulabilirsiniz. Umarım bu yazıyı okurken sadece yazıya odaklanmışsınızdır. Bir sonraki yazımda buluşmak dileğiyle. Hoşça kalın.