Sınırsız Tüketimle Gelen Özgürlük ve Mutluluk! Planlı Eskitme

Merhabalar,

Hayatlarımız kredi çekerek ya da borç alarak aslında ihtiyacımız olmayan şeyleri tüketmekle geçiyor. Peki hiç kendinize biz nasıl bu hale geldik diye sordunuz mu? Sormadıysanız eğer, haydi gelin beraber inceleyelim.

Biz farkında olsak ta olmasak ta planlı eskitme kavramı 1920’li yıllardan beri hayatımızın içinde. Planlı eskitmenin ilk ve aynı anda en bariz örneğini 1901 yılından beri yanmakta olan Shelby marka ampul örneğinde görüyoruz. Yanlış okumadınız evet bu ampul 117 yıldan beri yanmakta.

Ampul her yeni yaşına girdiğinde, Livermore halkı tarafından bir ampulümüz için doğum günü partileri bile düzenleniyor.

Planlı Eskitmenin Başlangıcı Phoebus

1924 yılı yılbaşında dünya pazarını bölüşmek amacıyla “Phoebus” adıyla bir kartel kuruldu. Kartel uzun sure dayanan ürünlerin iktisadi bir sakınca olduğunu düşünerek ürünlerin üretimine kısıtlamalar getirmeye başladı.

lucas-vasques-453684-unsplash.jpg

Bilim adamları bu sefer ürettikleri ürünü zayıflatmak, bozulması için üretmek için çalışmalar düzenlemeye başladı.

Thomas Edison 1879 yılında ampulü icat ettikten sonra bile ampuller 1500 saate kadar dayanırken kartel kurulduktan sonra ampullerin kullanım süresi 1000 saate kadar düşürüldü. Üretilen ürünler kartel tarafından kontrol ediliyordu ve uyulmadığı takdirde firmalara ağır cezalar uygulanıyordu.İlerleyen yıllarda bilim adamları bir çok patent çıkarsa da buna 100.000 saat dayanacak ampuller de dahildi ancak bu ampullerden hiçbiri pazara ulaşamadı.

“Phoebus karteli resmi olarak hiçbir zaman orada olmasa da, izleri hep oradaydı sürekli isim değiştirdiler.”

1928 yılına geldiğimizde bir reklam dergisi ( Printer Ink ) insanları planlı eskitme konusunda uyarsa da seri üretim birçok ürünü kolay bulunabilir yaptı ve insanlar zevk için alışveriş yapmaya başlayınca da ekonomi büyüdü. Ancak 1929 yılına geldiğimizde yeni gelişmekte olan tüketim, toplumu durma noktasına getirdi ve ABD derin bunalıma girdi. Bu sefer insanlar alışveriş yapmak için değil yemek ve iş bulmak için kuyruklar oluşturmaya başladı.

BB5WN1.jpg

“1933 yılında ABD halkının %25’i işsizdi.”

Daha sonra buna çözüm önerisi olarak New York’ta Bernard London tarafından planlı eskitmenin kanun yapılması fikri ortaya atıldı. Ürünler kullanılamaz hale geldiğinde halk onları yetkililere teslim edecek, yetkililer de ürünleri yok edecekti ardından yeni ürünler için iş gücüne ihtiyaç olacak ve sermaye ödüllendirilecekti ancak bu teklif kabul edilmedi.

1950‘lere gelindiğinde bu teklif ufak bir değişiklikle tekrar gündeme geldi.

arc-16372-1_computer-devices-mobile-phone1425x780.jpg

 

“Tüketicileri planlı eskitmeye zorlamak yerine onları planlı eskitme ile kandıracaklardı.”

Sınırsız tüketimle gelen özgürlük ve mutluluk!

1950’lerin Amerika’sının yaşamı bugün bildiğimiz tüketici toplumunu oluşturdu ve ne korkunçtur ki günümüzde, büyüme ekonomisinin gölgesi altında yaşadığımız toplum, ihtiyacı olduğu için değil, sadece yaratmak için yaratıyor!

“Dünyanın her hangi bir yerinde her 3 dakikada bir ürün üretiliyor.”

“Dünya herkesin ihtiyacını gidermek için yeterince büyük, ancak bireysel açlığı gidermek için daima küçüktür.” (Ghandi)

Gelecek nesiller bizi asla affetmeyecek.

Üretilen bu milyonlarca, milyarlarca ürün 3.dünya ülkelerine(Afrika, Gana) elektronik çöp yağmasına sebep oluyor. Ne yazıktır ki bu ülkeler dünyanın çöp kutusu olarak kullanılıyor. Hukuki olarak bir ülkeye çöplerinizi boşaltmak yasak olmasına rağmen Avrupa ve Amerika geri kalanlarla (Afrika, Gana) aramızdaki bilgi teknolojilerine erişimdeki eşitsizliği kaldırmak istiyoruz bahanesinin altına yatarak elektronik çöplerini bu ülkelere boşaltıyor. Ancak, doğada farkına varmamız ve örnek almamız gereken bazı noktalar vardır ki, doğa bol bol üretir ama ölen yapraklar ya da çiçekler dahi heba olmaz yerlerini başka organizmalara bırakırlar bu bir döngüdür yani doğa yalnızca besin üretir, atık üretmez!

                                                                         
MV5BMTUxNTIzNzY4OV5BMl5BanBnXkFtZTgwODExMTI0NDE@._V1_SY1000_CR0,0,675,1000_AL_.jpg

1951 yılında çıkmış olan “The Man In The White Suit” adlı film planlı eskitme konusu üzerine çıkmış çok değerli bir filmdir, izlemenizi tavsiye ederim.

 

Sorularınız için bana  b.boncuk@industryolog.com adresinden ulaşabilirsiniz.

 Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.Esen kalın.