Teknoloji Transferi

Herkese merhaba,

Teknoloji transferi kavramını daha önce duymuş muydunuz? Eğer bilmiyorsanız size ne ifade ediyor?

Teknoloji transferi, bir kurumun yeni bir teknoloji geliştirmesi ve teknolojiyi, ona ihtiyaç duyan kurum ya da kurumlara sunarak kullanılmasını şeklinde tanımlanır. Yeni teknolojilerin bir anda kabul edilebilmesi mümkün değildir. Basit bir işlem gibi görünür ama uygulanabilmesi için bilim, yönetim ve organizasyon gerektirir. Adapte olunabilmesi için belli bir zamanın geçmesi ya da birtakım çalışmaların yapılması gerekir. Bu teknolojiler üretim süreçlerine başarılı bir şekilde dahil edildiğinde verimliliği artırır, büyümeyi hızlandırır. Ayrıca kalkınmayı da olumlu yönde etkileyerek bilgi ve yetkinliklerin paylaşımına fırsat sağlar, zaman ve maliyetin olumlu yönde değişmesini ve gelişmesini sağlar. Bu da bize sadece üretilmesinin transfer olması için yeterli olmadığını gösterir. Bir firmaya teknoloji transferi yapacaksınız diyelim. Öncelikle teknolojiyi sunarak tanıttınız. Beğendiler ve bir sonraki aşamaya geçeceksiniz. İşte bu noktada dikkat etmeniz gereken şey o firmanın teknolojiye ayak uydurup uyduramayacağıdır. Örneğin teknolojiye adaptasyon süresi hızlı olmalı, mevcut alt yapıları olmalı ki sorun yaşanmasın. Firmada çalışan personellerin teknik kapasitesi yeterli olmalıdır. Aynı şekilde eğitim seviyeleri de belirlenen özelliklerle uyumlu olmalıdır.

Peki bu teknoloji neleri içerir? Teorik ve pratik olarak birçok tekniğin uygulamasını içerir. Ürünler ve makineler teknolojinin en önemli parçalarıdır ve görünür kısmını oluşturur. Bir de görülemeyen, sadece insanların akıllarında yer etmiş bir kısım vardır. Bu kısım da bilgi birikimi olarak adlandırılır. Ayrıca teknoloji transferi, kendi teknolojisini üretemeyen veya mevcut bir teknolojiyi yeniden üretmektense transfer etmeyi seçen toplumlarda sıkça faydalanılan bir konudur.

Neden üretmek yerine transfer edilir?

Teknoloji olmadan artık bir yaşam düşünülemiyor değil mi? Hangi alanda olursa olsun en ufak bir teknolojiye ihtiyaç duyuluyor. Firmalar açısından da ülkeler açısından da durum bu şekilde. Bazen teknoloji üretilmek istenir ama yeterli sermaye, fiziki ve mali kaynak bulunamaz. İşte bu durumda transfer etmek cazip gelir. Özellikle az gelişmiş bu yöntemi kullanılır.

Düşünsenize, gelişmekte bir ülkesiniz, elinizde teknoloji üretmek için fikir var, bu fikri uygulayabilecek insanlar var ama sermayeniz yok. Emeğinizi ortaya koyup bir şeyler için işe koyulabilirsiniz ama işin sizi nereye götürebileceğini, yarı yolda tıkanıp tıkanmayacağınızı bilemezsiniz. Ne kadar da içinden çıkılmaz bir durum gibi görünse de birkaç iyileştirme sonucu üretim yapılabilir ama üretim yapıldığında belki de bu üretimi karşılamaya sermaye yetmeyecek ve üretim yarım kalacak. Bunun sonucu olarak da transfer etmek daha kolay gelir. Sanayi ülkeleriyle aralarındaki farkı kapatabilmek için de bu yönteme başvururlar. Gelişmiş sanayi ülkelerinde kullanılan teknolojiyi kendi ülkelerine aktararak rekabeti sürdürmek isterler. Böyle söyledim ama akış her zaman gelişmiş ülkelerden gelişmemiş ülkelere doğru değildir. Bazen durum tam tersi de olabilir ama genellikle gelişmiş ülkeler, gelişmemiş ya da az gelişmiş ülkelere teknoloji transferi yapar. Bu transfer de özel yabancı sermaye yolu ile transfer, yatırım malları ile transfer, bilimsel konferanslar gibi birkaç farklı yolla gerçekleşebilir. Yani istendikten sonra yapılması için önlerine birden fazla alternatif çıkar. Artık seçmek ve kendilerine uyarlamak da onlara kalmış.

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere. Hoşça kalın.