Toplum 5.0 Nedir?

Herkese Merhaba,

Son birkaç yılda sıkça duyduğumuz kavramlardan birisi Endüstri 4.0 oldu. Birçok seminere konu oldu, bununla ilgili çalışmalar yapıldı. Ve son zamanlarda ortaya çıkan diğer bir konu da 5.0 felsefesi. Bu yazımda toplum 5.0 konusundan bahsedeceğim.

Bir arada yaşayan bireylerin oluşturduğu topluluğa toplum adı verilir. İnsanoğlu  önce avlanma ile hayatlarını sürdürmeye çalıştı. Sonra mercimek, fasulye gibi tahılları keşfederek tarıma başladılar. Tarım ile ilk üretime başlanmış oldu. Toprak değerli hale geldi; sonuçta ne kadar toprağın varsa o kadar güçlüydün değil mi? Gücü elinde tutmak isteyenler daha fazlasına ulaşmak için başka topraklara gözlerini diktiler. İşte savaşlar da bu olaylar sonucunda başladı. Yıllar geçti, endüstriyel toplum anlayışına geçildi. Endüstri, insanlığın olduğu her alana yavaş yavaş yayılmaya başladı. Buhar gücüyle çalışan makineler, dokuma makineleri, buhar makineleri, telgraf, telefon, bilgisayar ve daha niceleri. Şimdi sıkça adı geçen şey ise robotlar. Robotlar sayesinde daha akıllı ve kolay bir geleceğin bizi beklediği söyleniyor.

Endüstri devrimlerini kısaca hatırlamak için kronolojisine bakmaya ne dersiniz?

Endüstri 1.0: Su ve buhar gücünün kullanımıyla çalışan mekanik sistemler kullanıldı. İlk olarak 1780’li yıllarda İngiltere’de ortaya çıktı. Bu devrimi üretimin makineleşme süreci olarak da tanımlayabiliriz.

Endüstri 2.0: Elektrik enerjisinin kullanılmaya başlanması ile seri üretime geçildi. İlk hareketli bant sistemi kullanıldı. 1880’li yıllarda ortaya çıktı. Yani 1.0’da gerçekleşen üretimler 2.0 ile seri üretim haline getirilmiş oldu.

Endüstri 3.0: 1980’lerde elektronik ve bilişim teknolojilerinin entegre kullanımı ile bu döneme geçildi. Böylece üretimde otomasyon süreci başladı.

Endüstri 4.0: Fiziksel ve siber sistemler devreye girdi. 2010 yılında başlayan bir devrimdir. Endüstri 4.0, Almanya’nın teknoloji, sanayi ve ihracat politikası ortaya atıldığında hızlı bir şekilde yayıldı.

Endüstri 5.0: Toplum için insansız teknolojiler olarak adlandırılır. Bu kavram, Japonlar tarafından ortaya atılan bir kavram olarak karşımıza çıkar. “Süper akıllı toplum” süreci olarak da adlandırılabiliyor. Çünkü toplumun süper akıllı konuma getirilmesi hedefleniyor. İş dünyasına kısaca odaklanacak olursak; genellikle insansız fabrikalar, insansız araçlar, akıllı teknolojiler gibi konuların ön plana çıkarıldığını görürüz. Bu da bize insanın arka plana atıldığını gösterir. İşte endüstri 5.0, bu sorunu ele alıp insanlar için teknolojiler yaratmayı hedefleyen bir süreç olarak karşımıza çıkmakta.

Peki 5.0 süreci nasıl ilerler? Japonlar bu gelişim sayesinde amaçlarından biri yaşlı halkı da istihdam etmektir. Çünkü istatistiklere göre, gelişen teknoloji ile son zamanlarda yaşlı nüfusu artmaya başladı. Bu insanların üretime katkısı nasıl olur derseniz; öyle işler olur ki çok fazla beyin gücü gerektirmez, yapay zeka veya robotik teknolojisiyle yaşlı insanları da tekrar üretim işlerine tekrar kazandırmayı amaçlıyorlar. Çünkü bu süreci; insanların yapamayacakları işleri yapan bir süreç olarak tanımlıyorlar. Örneğin gelişen teknoloji, robotlar insanlık için tehdit olarak görülebiliyor. İnsanların yerini alacak, işsiz kalmalarına sebep olacak gibi düşüncelere yol açıyor. Ama endüstri 5.0 süreci, bu düşüncelerin tam tersini yani teknolojinin insanlık için bir tehdit olmadığını hatta onlara yardımcı olacağını, istihdamın artacağını savunuyor. Mesela bir fabrikada birden fazla robot kullanılıyor diyelim. İşlerin daha hızlı akışını sağlarla değil mi? Üretimi düzgünleştirirler, hata yapma payları çok azdır. İşte 5.0 her robot ve o robotların elde edeceği veriler için akıllı bir yönetici gerektiğinin düşüncesindeler. Evet robotlar işi yapar ama o işin yapılması için sürecin doğru bir şekilde bilinmesi gerekir, hangi robotun nerede olması gerektiğinin kritiğini yapan birileri olmalı ki verilerin doğru analizi yapılsın. İşte tüm bu durumlar için nitelikli yöneticilerin bulunması gerektiğini savunuyorlar. Aynı zamanda sanal dünya ile gerçek dünyanın birlikte işler yapmasını sağlaması, doğal afetlere çözüm yolları bulunması hedefleniyor.

Tüm bu hedeflerin ve düşüncelerin gerçekleşebilmesi için toplumların iç içe ve birlik içinde olabilmesi gerekiyor. Zaten bir şeylerin yapılabilmesi için gereken şey bu değil midir? Bir fikir bir kişiden çıkar ama gerçekleşebilmesi için çevresinden destek alması, insanların bir şeyler yaparak o düşünceye katkıda bulunması gerekir. Ancak bu sayede gelişim sağlanabilir. Hepimizin üretime katkıda bulunması ve yeni düşüncelere yelken açması dileğiyle.